NEDEN BÖYLE ÖĞRETMENİM?

Annem ve babam, okula başlayacağım zaman
çantaların en güzelini almışlardı bana.
Umutların en güzelini,
tokalarımla beraber takmışlardı saçlarıma.
İlk gün, endişelerini gözyaşlarıyla katıklamışlardı.
İlk aldığım harçlığı, yirmi yıl sonrasının sermayesi saymışlardı.
Ben okulla tanışacağım için ne kadar heyecanlıysam,
onlar da el sallarken heyecanlarını sakladıklarını sanmışlardı.

İlk yıl okuma telaşı, ikinci yıl dört işlem,
Hayat Bilgisi ve de problem..
Okulda her şeyin doğrularını öğreniyorduk,
dışarıda yanlışlarını yaşarken!
İnsanlara saygıyı ve sevgiyi öğrenirken,
saygısızlığı ve sevgisizliği görüyorduk büyüklerden!
Çevreyi temiz tutmayı öğreniyorduk,
okul yolundaki çöplerin arasından geçerken!
Öğretmenim "Güvenin" diyordu insanlara,
İnsanlarsa,"Hangi devirde yaşıyoruz, güvenilir mi, aman ha!".
Öğretmenim,"Başkalarının yerine kendini koy" diyordu her zaman,
Başkalarıysa "Önce ben" diyordu, "Sen istiyorsan öyle san!"

Öğretmenim "Edep, diyordu, haya, ahlak
bunlar en büyük meziyetlerdir bak"
Oysa televizyondakilerle neredeyse herkes olmuştu ahmak.
Öğretmenim "Çalış" diyordu, "Araştır, üret
çalışmak en büyük ibadet"
İnsanlar:
"Eğlenmeyi boş zamanlarımızda bitiremedik ki
neme lazım, çalışırken de devam et! ".
Öğretmenim, "Yardım diyordu, iyilik, merhamet,
İnsanız, biz de muhtaç olabiliriz elbet"
Başkaları, "İyilikten maraz doğar,
Allah’tan umsunlar medet."
Öğretmenim diyordu, "Çağdaşlaşmak için hep okumalı"
Dışarıdan " Okumak için ya parayı nerden bulmalı? "
Öğretmenim sahip çıkmalıyız diyordu
değerlerimize, aslımıza,
Dışarıda "Biz Türkler.. " le başlayan cümleler..
Gelecek günler Allah’a emanet, o da bizim şansımıza!

Neden böyle öğretmenim?
Biz de mi yenileceğiz bir süre sonra yoksa?
Ailemin ilk gün saçlarıma taktığı umutları,
Doğru ile gerçek arasındaki gidip gelmelerle eriyorsa,
İnsanlığın yaşanılası değerlere karnı toksa,
Yaşamın yükselen değerler fiyaskosu çoksa,
Geçer akçenin yanlışı yaşamak olduğu bu gün,
Doğruyu öğreten öğretmenlerle oynamak mı "in" oldu yoksa?

Meral DEMİR