KARDELENLER KARA İNAT BÜYÜR

Batman'ın dağlarında bir kardelen büyür,
Karın acımasız soğuğuna inat
Ulaşır güneşe, buluşur dünyayla,
Bazen bir Mustafa'dır o, bazen bir Murat.

Mustafa Öğretmen gençti, idealistti.
Gözleri pırıl pırıl, yüreği sevgi dolu.
'Anam' dedi. 'Batman'a çıktı tayinim.'
'Oğul' dedi anası: 'Gitme, ıraktır oralar, hem de tehlikeli.'
Güldü Mustafa Öğretmen: 'Anam' dedi.
'Bayrağın dalgalandığı yer değil midir vatan toprağı? '
'Sen, ben kaçarsak, kim aydınlatır karanlığı? '

Gül yüzlü Mustafa öğretmen, yanında 20 günlük karısı,
Eşkıyanın zulmüne, karın soğuğuna inat, vardılar Batman'a.
Cehaletin karanlığına inat,
Eşkıyanın zulmüne inat,
Karın soğuğuna inat,
Kara tahtanın karalığına inat.
Elinde beyaz tebeşiri, yüreğinde vatan sevgisiyle
Mustafa Öğretmen, tüm aydınlık düşmanlarına inat...

Mutluydu Mustafa Öğretmen.
Gül yüzlü çocukları, gül bahçesi misali sınıfı vardı.
Evde onu bekleyeni, seveni, sevileni vardı.
Ama çok sürmedi mutluluk,
Kara kalpli, kara kaputlu zalim alıp gitti onu, karlı bir Batman gecesi.
20 günlük karısı, gül yüzlü yavruları günlerce boşuna bekledi yolunu...

...............

Beyaz karlar üstüne cansız düşerken gövdesi,
Karın soğuğuna,
Eşkıyanın zulmüne,
Cehaletin karanlığına inat,
Bir kardelen büyüdü.

Kara kalpli, kara kaputlu zalim anlayamadı gerçeği,
Öğretmen bir ölür, fakat bin dirilir.
Bugün Mustafa, yarın Aslı, diğer bir gün de Mehmet gelir.
Kardelen misali...
Eşkıyaya, cehalete inat.
Her yıl, her gün, her an yeniden büyür,
Bu ülke için,
Bu ülkenin gül yüzlü evlatları için,
Her yıl, her gün, her an yeniden büyür...

Batman'ın dağlarında bir kardelen büyür.
Karın acımasız soğuğuna inat,
Ulaşır güneşe, buluşur dünyayla
Öğretmen Mustafa misali,
Cehalete, cehalete inat...

Derya AKGÜN