BİR ALEM GÖÇÜRDÜ, ALDI KURŞUNLAR

Bir dağ mezrasında, şu ıssız köyde,
Zalimin zulmüyle doldu kurşunlar.
Feleğin okuymuş kurulan yayda,
Kaç nice dağları deldi kurşunlar.


Hikmeti yaşadım, bilgiyi derdim,
Aldım bin çiçeği gönlüme serdim,
Bilgiyle besledim, sevgiyi verdim,
Beni dağdan dağa saldı kurşunlar.

Bende ayın, günün, yıldızın nûru,
Her ilmin membaı, mananın varı,
Bendedir âlemin bilinmez sırrı,
Vakitsiz kapımı çaldı kurşunlar.

Âlim ben, şehit ben, alp ben, eren ben...
Geleceği hikmet ile gören ben,
Hiç almadan, beklemeden veren ben,
Hedefi gözledi, bildi kurşunlar...





Bugün son secdede düştü alınlar,
Dert döker baş açık, ayak yalınlar,
Bağrı daşlı, gözü yaşlı gelinler,
Nice ak saçları yoldu kurşunlar.

Gördüm, al bayrağa sarılmış gider,
Hasret duman duman gönlümde tüter,
Sanmayın âlemde âlimler biter,
Bir âlem göçürdü, aldı kurşunlar...

Rıfat ARAZ