AĞIT

Kış erken başlar Ağrı'da
Ve zemheri soğuklar
Her tarafta pusuda.
Yiicelerin yiicesi
Ağrı dağı,
Tepeden bakar
Doğubeyazıt 'a.
Figanlı akar
Aras Nehri.
Soğuk, buz, ayaz, don
Ve gece ayazı
Ortadirek Köyü'ne iner.
Kuş uçmaz,
Kervan geçmez yerler.
Yoksulluktandır,
Yoktur çareler.
Garibandır insanları
Ama cesurdur.
Sert bakar
Ama saftır
Çocukları hele
Çok şirindir.
Kimisi çukur
Kimisi çıkık gözlü
Kıvırcık saçlılar da var.
Ağrı kadar büyük düşünürler
Aras gibi coşkulu akarlar.
Çocuktur bunlar çocuk,
Doğu' nun çocukları.
Okula hasret,
Öğretmene hasret,
Sevgiye hasret çocuklar
Onlar çocuklardır
Ekmek ister, su ister, barış ister,
Onlar çocuklardır.
Yani şairin sözüyle
Dünyanın çiçekleridir.
Onlar çocuktur çocuk
Dağda, bayırda, tarlada çalışır
Oysa oyun ister, okul ister
Onlar çocuktur çocuk
Yani geleceğimizdir.
Çoğu hastalıktan gider
Onlar çocuktur çocuk,
Yani umutlarımızdır.
Okul sobalarında alev olurlar
Ve yalınayak okula giderler..

Ortadirek köyünde,
Bir okul ki dağınık,
Bir okul ki virane,
Ne bir sıra, ne bir tahta,
Nereye baksan hakeza.
Ve bir öğretmen atanır,
Adı Burçin,
Ve bir öğretmen atanır,
Adı Aysun.
Dişleriyle, tırnaklarıyla
Okulu okul ederler.
Çocuklar onları,
Onlar çocukları çok severler.
Ve başlarlar yetiştirmeye
Dünyanın çiçeklerini.
Ayazlı bir gecenin ardında,
Soğuk bir sabahın ışığında,
Üşüyen el ve ayakların ucunda,
Sobaya atılan tinerin alevinde
Bir çocuk yanar;
Yani Dünyanın çiçeklerinden biri.
Ve çiçeği kurtarmak için,
Atlar alevlere Öğretmen Burçin.
Ardından da Aysun öğretmen gider.
Ağlayarak için için.
Allahım bu ne duygu?
Allahım bu ne sevgi?
Allahım bu ne kutsallık?
Bir öğretmen ki ölüme gider.
Ve Yunus’un dediği gibi;
Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar,
Soğuk su ile yuyalar,
Şöyle garip bencileyin.
Bir öğretmen yanar alev içinde,
Bir öğretmen kalır ateş içinde,
Ve bir çocuk ruhu yükselir duman içinde;
Biri Burçin, biri Aysun, diğeri Okan,
Biri 24, biri 23, diğeri 10 yaş içinde.
Bir öğretmen yanar alev içinde,
Gönlüm kanar, kanar kanlar içinde,
Alev alev yanar yangınlar içinde,
Kalbim paramparça paçavralar içinde.
Bir öğretmen kalır ateş içinde,
Kucaklamış çocuğu kızıl çember içinde,
Nasıl da tutuyor sevinç içinde,
Etrafta öğrencileri gözyaşı içinde,
Bir çocuk ruhu uçar duman içinde,
Yürekler kan, kan revan içinde,
Unutulmasın çocuklar tarih içinde,
Nasıl da yanıyor geleceğimiz ö nâr içinde..



Bakın hele bakın,
Bakın, bakın, bakın
Ağrı Dağı’nın
Doruklarına bakın;
Nasıl da eritmiş karlarını.
Oluk oluk kan akıyor,
Savrulur dumanlar,
Gökyüzünde bulutlar,
Bakın bakın!
Nasıl da gözyaşı döküyor.
Bakın hele bakın, bakın;
Aras’ın sularına bakın,
Hz. Nuh’un gemisi
Nasıl da ayaklanmış geliyor!
Ben bir çocuğum,
Ben öğretmenimi yitirdim,
Arkadaşımı yitirdim,
Ben artık çileliyim.
Bakın hele bir bakın;
Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı’ya,
Nasıl da volkan volkan patlıyor
Elele, omuz omuza.
Görmüyor musunuz?
Nasıl da karalara bürünmüş,
Hani nerde o yeşil ovalar?
Hani nerde o çiçekli ağaçlar?
Ben öğretmenimi yitirdim,
Yani ışığım söndü.
Ben kış, o bahardı,
Baharım gelmeyecek artık.
Ben gece, o gündüzdü,
Gündüzüm dönmeyecek artık.
Ben toprak, o suyumdu,
Suyum kurudu artık.
Bakın hele bakın, bakın,
Şu pop starlara bakın,
Şu pop, top şovlara bakın,
Şu yırtık pırtık yırtmaçlara bakın,
Nasıl da ilgi görüyor.
Ben bir öğrenciyim
Doğunun şafaklarında.
Bir sabahın şafağında
Ben öğretmenimi yitirdim.
Bakın hele bakın, bakın;
Ulu Önder ATATÜRK’e bakın,
Nasıl da ızdırap içinde bakıyor.
Dememiş miydi?
Ümit gençlikte,
Gençlik öğretmende filizlenir.
Dememiş miydi?
Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Evet ben öğretmenimi yitirdim
Bir köyün okulunda.
O köy şimdi yaslı,
O okul şimdi mahzun.
Ben öğretmenimi yitirdim.
Ağlamayın demiştin bize öğretmenim,
Okuyun, okuyun, okuyun demiştin bize
Öğretmenim,
Hırsızlar çoğalmasın,
Eşkıyalar barınmasın,
Geleceğiniz kararmasın demiştin
Öğretmenim!
Söz veriyoruz sana,
Namusumuz ve şerefimiz üstüne and
İçiyoruz öğretmenim!
Okuyacağız, sizi unutmayacağız,
Nur içinde nurlar içinde yat öğretmenim!

Cemal YAŞAR

Cumhuriyet İlköğretim Okulu
Türkçe Öğretmeni