23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili konuşma metni...

Değerli Meslektaşlarım, Sayın Misafirler ve Sevgili Öğrenciler;

Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olan 23 Nisan 1920 gününün, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilişinin ... yılını kutluyoruz.

23 Nisan 1920 günü, Cumhuriyet yolunda atılmış en büyük adımdır. Devletimizin yönetim sisteminde bu tarihle başlayan büyük değişim, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile sonuçlanarak, Türk milletinin ufku açılmıştır.

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, ilk Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920 gününü ulusumuza Çocuk Bayramı olarak armağan etmiş, bu yönüyle de dünya ölçeğinde eşsiz bir lider olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Türk milleti, dün olduğu gibi, bugünde Atatürk ilke ve devrimlerinden ayrılmayacak, Cumhuriyetin temel niteliklerini en iyi şekilde koruyup, muhafaza edecektir. Millet olarak amacımız, akıl ve bilimin ışığında ilerleyerek, çağdaş bir toplum olarak sonsuza kadar varolabilmektir.

Cumhuriyetimizin en önemli kuruluş felsefesi olan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözünün anlam ve önemini çok iyi kavramış bir millet olarak, gelecek nesillerimize daha modern bir Türkiye bırakacağımızdan hiç şüphem yoktur. Ülkemize ve yarının büyükleri olacak çocuklarımıza en temel görevimiz budur.

Tüm ulusumuzun ve çocuklarımızın bayramını en içten duygularımla kutluyor, bu vesileyle, bu günleri bizlere armağan eden Büyük Önderimiz Atatürk’ün aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.

Bugün 23 Nisan 2006 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 91. yılını kutluyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920, Ulusumuzun babadan oğula geçen saltanat yönetimini terk ederek halkın kendisini, seçtiği temsilcileri aracılığı ile yönetmeye başladığı günün adıdır. Devletimizin yönetim sisteminde bu tarihle başlayan büyük değişim, Türk Ulusu’nun binlerce yıllık tarihindeki en büyük devrimi simgeleyen 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile sonuçlanmıştır. Büyük Önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ilk Meclisin açıldığı 23 Nisan 1920 gününü Ulusumuza aynı zamanda Çocuk Bayramı olarak armağan etmiş ve bu yönüyle de büyük Önderimiz dünya ölçeğindeki eşsiz liderliğini bir kez daha göstermiştir.

Seksen üç yıl önce kurulan genç Cumhuriyetimiz, bu geçen süre içerisinde pek çok güçlüklere rağmen tüm kurum ve kurallarıyla yerleşmiş ve Türk Ulusu ATATÜRK İlke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin temel niteliklerini özümsemiştir. Cumhuriyetimizin en önemli kuruluş felsefesi olan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ilkesi, ülkemizi ilgilendiren siyasal, ekonomik, iç ve dış her türlü kararların sadece Türk Ulusuna ait olduğu, başkaca hiçbir ülkenin veya yabancı kuruluşların bu kararlarda hükümranlık hakkı olamayacağı ve egemenlik haklarımızdan kısmen veya tamamen vazgeçme anlamına gelen her tür teslimiyetçi siyasal anlayışlara kesinlikle izin verilemeyeceğini ifade eder. Ancak ne yazık ki son yıllarda demokrasi, insan hakları ve yerel yönetimleri güçlendirme adına dış güçlerin etkisiyle yapılan bazı düzenlemelerin etnik ve dinsel ayrılıkçı hareketleri cesaretlendirdiği ve ülkemizde bir kardeş kavgası yarattığı bir gerçektir.

Ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve Anayasamızın değiştirilemez ilkeleri çerçevesinde bağımsız bir ülke olarak tek amacımız akıl ve bilimin önderliğinde çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve onu da aşmaktır. Binlerce yıllık ortak bir tarih ve kültürel birikimin yarattığı Türk Ulusu, bütün sorunlarına çözüm bulacak ve uygulayacak güç ve yetenektedir. Her kuşak kendisinden sonraki kuşaklara daha iyi bir Türkiye bırakmak durumunda ve sorumluluğundadır. Bu, Ülkemize ve yarının büyükleri çocuklarımıza olan en temel görevimizdir. En yakın zamanda tüm sorunlarını çözmüş bir Türkiye göreceğimiz inanç ve temennisiyle tüm Ulusumuzun ve çocuklarımızın bayramını kutluyor, bu vesileyle bu günleri bize armağan eden Büyük Önderimizin önünde bir kez daha saygı ile eğiliyorum.

Sayın müdürüm, değerli öğretmen arkadaşlarım, kıymetli misafirler,
sevgili öğrenciler!

Bugün,tüm dünya insanları için çok önemli olan demokrasinin; temelinioluşturan,
egemenliği kayıtsız şartsız millete veren ve bu hakkının temsil edildiği millet meclisinin,
Türkiye'de açılmasının,91. yıl dönümünü kutlamak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Günümüzden 100 yıl önce Osmanlı Devleti'nin girdiği yaklaşık 11 yıl süren uzun savaş dönemi ,Kurtuluş Savaşı'nın büyük zaferle sona ermesiyle, yeni bir dönem başlamış, Türk Milleti'nin önüne yepyeni bir sayfa açılmıştır. Bu uzun ve zorlu dönem Türk Milleti'nin büyük önderi M.Kemal Atatürk liderliğinde büyük zorluklar, sıkıntılar içinde büyük fedakarlıklarla aşılmıştır.

1918'de 1.Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti'nin elde kalan son toprakları da Sevr Anlaşması ile alınmak istenmiş, adeta Türk Milleti tarih sahnesinden silinmeye çalışılmıştır. Dünyanın en güçlü devletleri karşısında,bütün olumsuzluk ve zorluklara rağmen M.K.Atatürk, hiçbir zaman ümidini kaybetmemiş, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak milli mücadeleyi başlatmıştır. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum ve Sivas'a geçerek yaptığı kongrelerle Türk Milleti'ni düşmanla mücadeleye, bağımsızlığa, tarih sahnesinde kıyamete dek varolma mücadelesine çağırmıştır.Türk Milleti bu çağrıya tüm benliğiyle cevap vermiş,büyük komutanın ardında 1.înönü,2.înönü,Sakarya ve Başkomutanlık Meydan Savaşlarını kazanmış, bu milletin kıyamete dek varlığını sürdüreceğini tüm dünyaya bir kez daha ispatlamıştır.

Bu büyük askeri zaferden sonra, sıra siyasi, sosyal, ekonomik zaferlere gelmiş,bu yolda da ulu önder Atatürk egemenliği kayıtsız şartsız millete veren, bugüne dek insanlığın geliştirdiği en iyi yönetim şekli olan, demokrasinin temelini oluşturan millet meclisini daha Kurtuluş Savaşı sona ermeden; 23 nisan 1920'de açmıştır. Milli iradenin temsil edildiği bu meclisle, Türk Milleti'nin gelişmesine engel olan tüm kurumları kapatmış, yerine Milletimizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkaracak bir çok inkılaplar yapmış, Türk Milleti'nin bu günleri görmesini sağlamıştır.

Türk Milleti'nin, yarınları da en güzel şekilde görebilmesi için yarınların teminatı, geleceğimizin garantisi olan Türk çocuklarına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulduğu günü bayram olarak hediye etmiştir.Türk çocukları da her yıl bu mutlu günlerini tüm dünya çocuklarıyla paylaşmakta, tüm dünyaya sevgi, barış,iyilik mesajı vermektedirler.Dünya Milletlerinin bu çağrıya kulak vermeleri, insanlık aleminin hiçbir zaman savaş kan ve acı görmemesi dileğiyle,tüm çocuklarımız ve siz kıymetli misafirlerimizin bayramını kutlar, saygılar sunarım.