Arkeoloji Bölümü Tanıtımı





Arkeoloji Bölümü Taban Puanları 2015 2016
En
Düşük
En
Yüksek
Program Adı Fakülte Adı Bölüm Adı Puan
Türü
Kon. Yer.
445,6039 510,7339 KOÇ ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi (İngilizce) (Tam Burslu) TS-1 8 8
360,3871 373,1463 İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİVERSİTESİ (ANKARA) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İngilizce) (Tam Burslu) TM-3 10 10
299,9394 356,1999 MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 47 47
290,3966 341,0571 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji TM-3 36 36
279,3305 365,6806 HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ (ANKARA) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
279,3107 341,8154 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi TM-3 36 36
279,2432 337,0107 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji TM-3 21 21
274,4965 356,748 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Tarih Öncesi Arkeolojisi TM-3 41 41
273,2182 310,098 GAZİ ÜNİVERSİTESİ (ANKARA) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 36 36
269,7514 414,3471 EGE ÜNİVERSİTESİ (İZMİR) Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji TM-3 52 52
266,8718 340,6159 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Öncesi Arkeolojisi TM-3 16 16
266,1688 326,0746 DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ (İZMİR) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
265,3996 320,0117 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi TM-3 21 21
262,4554 340,0122 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ (ESKİŞEHİR) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
259,1099 297,7565 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ (BURSA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
258,531 359,199 AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ (ANTALYA) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 67 67
255,3085 293,1896 EGE ÜNİVERSİTESİ (İZMİR) Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi TM-3 52 52
254,3621 276,6898 DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ (İZMİR) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 62 62
252,5565 400,5502 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ (ADANA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
251,8542 306,3484 KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 67 67
250,5357 287,6072 ÇANAKKALEONSEKİZ MARTÜNİVERSİTESİ Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 67 67
250,3851 306,482 ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (SAMSUN) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
249,1824 303,8392 MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
247,5734 330,133 İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİVERSİTESİ (ANKARA) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İngilizce) (%50 Burslu) TM-3 10 10
247,1014 279,8391 CELÂL BAYAR ÜNİVERSİTESİ (MANİSA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 31 31
244,7605 324,6693 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ (KONYA) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 77 77
244,3483 291,1224 ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ (AYDIN) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
244,1178 308,9744 PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ (DENİZLİ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 72 72
243,9133 293,0257 MERSİN ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
242,9253 329,6296 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 31 31
242,9158 339,9191 SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ (ISPARTA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
242,6588 341,8698 DİCLE ÜNİVERSİTESİ (DİYARBAKIR) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
242,1477 268,4555 İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk İslam Arkeolojisi TM-3 21 21
241,6507 273,2686 GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
239,992 273,5691 DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ (KÜTAHYA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
238,1681 294,4312 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ (ERZURUM) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
237,9803 331,9989 HARRAN ÜNİVERSİTESİ (ŞANLIURFA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 47 47
237,8504 284,1376 TRAKYA ÜNİVERSİTESİ (EDİRNE) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
237,8078 299,262 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
237,0307 266,7694 DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
236,2061 266,7546 PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ (DENİZLİ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 72 72
235,8113 269,4809 BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ (ZONGULDAK) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
235,7424 347,7469 BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 47 47
235,669 265,2201 HİTİT ÜNİVERSİTESİ (ÇORUM) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
235,3434 247,9871 ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ (AYDIN) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 62 62
234,8849 252,2426 SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ (ISPARTA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 41 41
234,452 363,9984 YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ (VAN) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
234,4144 259,8284 NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
234,2757 309,4035 BATMAN ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 26 26
234,0956 271,1305 MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ (BURDUR) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
234,0295 274,0942 KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
233,6989 265,6481 AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ (KIRŞEHİR) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
233,672 339,0514 OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 36 36
233,4517 251,2815 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ (KONYA) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 77 77
233,1728 257,3607 AKSARAY ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
232,8927 281,4389 UŞAK ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
232,3202 287,4693 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ (HATAY) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 62 62
230,3146 279,9041 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ (ERZURUM) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 62 62
230,2707 238,4548 DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ (KÜTAHYA) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 52 52
230,0797 263,2747 KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ (KARAMAN) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 41 41
229,3549 256,6136 KAFKAS ÜNİVERSİTESİ (KARS) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 31 31
229,1427 264,5113 CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ (SİVAS) Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi TM-3 57 57
228,92 262,7153 NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 52 52
223,6922 242,9817 CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ (SİVAS) Edebiyat Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi (İÖ) TM-3 57 57
223,4768 233,6466 KAFKAS ÜNİVERSİTESİ (KARS) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 31 31
222,2358 264,5417 ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ Ardahan İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji TM-3 52 52
201,5445 234,1206 ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ Ardahan İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji (İÖ) TM-3 52 52

"fırçayı eline alıyosun toprağı eşeliyosun. o tip bir meslek.
"
-------

"her zaman dikkatimi çekmeyi başarabilmiş bilim dalıdır. bu bilim dalını incelerken herhangi bir milliyete veya dine bağlı değilmişcesine incelemek lazım bana göre çünkü şuan ki milliyetlerin/dinlerın bir kısmı birbirine girmiş kimisi asimile olmuş kimisi kültür/gelenek/adetlerine sahip çıkmıştır. böyle incelenirse hem daha pozitif hem daha teşvik edici olabilir.

ne olur ne olmaz editi:bu söylediklerim benim şahsi fikirlerimdir. o yüzden atlayacak sazanlar ona göre atlasın.. "
-------

"sahte eser üreticileri tarafından sıklıkla suistimal edilmeye çalışılan saygıdeğer disiplin
"
-------

"küçükken ya arkeolog ya da astronot olmak istemişimdir. aşırı da ciddiydim bu konularda ama içimi körelttiler, ruhumu çömelttiler. türkiye'de iş yok, yapamazsın, aç kalırsın. labadalubada... bırakın sevdiğim işi yaparken aç kalayım arkadaş. yine dellendim bak.
o hevesle minik bir arkeolog hikayesi bile yazmıştım zamanında, ahh ahh... "
-------

"uydu ve görüntüleme sistemlerinin gelişmesiyle, uzay arkeolojisi alt biriminin gittikçe önem kazanacağı bilim dalı.

sistem şöyle işliyor;

uyduların kızılötesi ışınlarıyla yapılan tarama sonucu ortaya çıkan veriler, gps cihazlarıyla işlenerek kazı bölgesinin koordinatları ortaya çıkarılıyor. çıkan koordinatlar, arkeologlar tarafından kazılıp, analiz edildiğinde arkeolojik eserler ortaya çıkarılmış oluyor.

özellikle mısır'da bu yöntemle pek çok piramit keşfedilmiş.

peki kullanılan uydular hangi kuruma ait dersiniz?

nasa .

NASA'nın uydusu sayesinde Mısır'da 17 piramit bulundu

çok verimli bir yöntem, önümüzdeki 5-10 senede fazlasıyla yaygınlaşacaktır.

biz mi?

'mezar mı gazıyonuz yiğenim' goygoyuna devam edeceğiz tabii ki. "
-------

"çok çok zor bir bilimdalı. sabrın kralına sahip olmak gerektiğini düşünüyorum bu alanla uğraşmak için. kazı yapmak, çıkan binlerce parçayı birleştirmek, ölü bir medeniyeti keşfetmeye çalışmak. zor iş kısacası. hiç bana göre değil.
"
-------

"çok sevdiğim bir meslek alanıdır. türkiye'de malesef iş alanı hiç yoktur. olsaydı gerçekten arkeolog olmayı çok isterdim. ben çok zevkli bir meslek olduğunu düşünüyorum. ama türkiye'de araştırma ve üretmeye dayalı alanlarda iş bulma durumu malesef yok.
"
-------

" yıllar sonra kaydolup aşık olduğum.
o taşa, toprağa kuma bağlanıyor insan."
-------

"eski çağları geleceğin teknolojisi ile korumaya çalışan bilim dalı. ürdün'deki bir mezar alanını drone yardımı ile yağmacılardan korumaya çalışıyorlar, en azından belgeleyerek.
"
-------

"toprak altında kalmış çanak çömlek ocakları, pişmiş kilde bulunan manyetik güçten dolayı, manyetometrelerle saptanabilir. bir zamanlar canlıların yaşamış olduğu ve organik maddelerin bulunduğu yerlerde de, çevrelerine göre daha çok manyetizma vardır. alan araştırmasında kullanılan bir başka yöntem de, topraktaki direncin elektrikle ölçülmesidir.
"
-------

"bir müzenin kapısından içeri giriyorsunuz. az sonra neler keşfedeceğinizi bilmiyor olmanın verdiği merak duygusu içinizi kaplıyor. ilerledikçe müzenin kendine özgü kokusu içinize doluyor ve başınızı hafifçe döndürüyor. yıllar öncesinden kalma binlerce eser birazdan karşınıza çıkacak. hepsinin size anlatacağı pek çok şey var. peki nasıl oluyor da binlerce yıla direnip sahip oldukları bilgileri bugüne ulaştırabiliyorlar?

bir çoğumuzun elinden çıkarmaya kıyamadığı eşyalar vardır. kimimiz için bu, anneannemizden kalma bir kahve fincanıyken kimimiz için babamızın gençken kullandığı bir kravat iğnesi ya da çocukken oynadığı oyuncaklar olabilir. hepimiz bizim için değerli olan bu eşyaları özenle saklar, hiç bozulmadan kalmalarını, yok olmamalarını isteriz. bunun nedeni sahip oldukları manevi değer ve bize hatırlattıkları anılardır. onlar var oldukça sahip oldukları anlamları da yaşatırlar. tıpkı kültür varlıklarının geçmişte yaşamış insanlara dair bilgileri günümüze kadar yaşatması gibi. bu yüzden özel bir eşya bir insan için ne kadar önemliyse bir kültür varlığı da tüm insanlık için en az o kadar önemli. onların da yıllar boyunca bozulmadan kalması, taşıdıkları bilgilerin nesillere aktarılmasını sağlıyor. kültür varlıklarının yıllar boyu var olması ise koruma ve onarım çalışmaları sayesinde gerçekleştiriliyor.

bir eserin zaman içinde fiziksel, kimyasal, biyolojik olaylar gibi nedenlerle bozulması sonucunda sahip olduğu özellikleri kaybetmesini engellemek için alınan tedbirler, önleyici koruma çalışmaları kapsamında yer alır. önleyici korumada eserlerin çürümesine ya da bozulmasına neden olan nem ve ışık gibi çevresel koşullar kontrol altına alınır. bu tür koruma çalışmaları eserin varlığını sürdürmek amacıyla yapıldığından süreklidir ve eserin yaşamı boyunca devam eder.

bazı durumlarda eser çok zarar görmüş ya da eserdeki bozulmayı engellemek için alınacak herhangi bir önlem kalmamış olabilir. bu durumlarda o eserin yıpranmış yerlerini onarmak, fiziksel yapısını korumak gerekebilir. bunun için yapılan çalışmalar ise restorasyon olarak bilinen onarım çalışmaları kapsamında gerçekleştirilir. onarım çalışmaları, eserin özgünlüğüne zarar vermeden gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla yapılan zorunlu müdahalelerdir. yanlış onarım uygulamaları, eserin çok daha fazla zarar görmesine hatta bazı durumlarda eserin tamamen kaybedilmesine yol açabilir. bu yüzden hem koruma hem de onarım çalışmalarında mutlaka bir uzmanın görev alması gerekir. bir koruma ve onarım uzmanının amacı eserin yeni gibi görünmesini sağlamak değil onu mümkün olduğunca özgün haline getirmektir.

peki eserlerde gerçekleşen çürümeler ve bozulmalar nelerden kaynaklanıyor? aslında çevremizde gördüğümüz her şey zaman içinde yıpranır. ahşabın çürümesi, demirin paslanması ya da taşların aşınması gibi. yıpranmanın hava koşulları, ısı, ışık, nem, insanlar, bazı mikroorganizmalar ve böcekler gibi pek çok nedeni olabilir. örneğin güneş’in yaydığı morötesi ışınlar kumaşların solmasına ve yapılarının bozulmasına, eserler üzerindeki renklerin değişmesine, kâğıdın sararıp koyulaşmasına yol açabilir. bir eserin müzede en ideal aydınlatma koşulları altnda birkaç hafta sergilenmesi bile o eserin birkaç gün güneş ışığına maruz kalmasıyla aynı etkileri oluşturur. bu yüzden de bir kez ortaya çıkarıldıktan sonra depolama ve sergileme aşamasında eserlerin göreceği zararı en aza indirmek için pek çok işlem uygulanır.

geçmişten günümüze kalan eserler çok değişik malzemelerden oluşur. deri, kâğıt, ahşap, ipek gibi organik kökenli malzemelerin yanı sıra seramik, cam, taş, metal gibi inorganik malzemelerden oluşan eserler de vardır. ortam koşulları hepsinde farklı yıpranmalara neden olur. örneğin denizin altında gömülü kalan deri ve ahşap gibi bazı organik malzemeler daha az zarar görürken, boynuz ve keten benzeri malzemeler deniz mikroorganizmaları nedeniyle bozulur. bir eserin kimyasal içeriğinin, fiziksel özelliklerinin, ne tür malzemelerden ve nasıl yapıldığının belirlenmesi eser hakkında bilgi edinmenin ötesinde ona en uygun koruma yönteminin belirlenmesi açısından da hayli önemlidir. bu nedenle bir koruma ve onarım uzmanının farklı türdeki malzemelerin yapısı, hangi koşullarda nasıl kimyasal tepkimeler geçirdikleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir.

toprağın altında uzun süre gömülü kalan demir, bakır ve bakır alaşımları gibi bazı metaller oksijenle tepkimeye girip bileşik oluşturabilir. bu olaya oksitlenme adı verilir. böyle durumlarda metal yüzeyinde bir korozyon tabakası oluşur. bu tabaka bazı durumlarda daha derinlere ilerleyerek metalin iç yapısını bozabilir. bakır alaşımı nesnelerde genellikle açık yeşil renkte ve küçük oyuklar oluşurken, demirden yapılmış nesnelerin üzerinde kırmızımsı turuncu renkte pas oluşur. pas, demirden yapılmış bir nesneyi zamanla yok edebilir. özellikle asit ya da sodyum klorür gibi tuzların yoğun olduğu ortamlarda metaller daha fazla bozulur. bu gibi durumlarda metaller, üzerlerindeki korozyon tabakasının temizlenmesi için bazı kimyasal işlemlere maruz bırakılır. bunun için uygulanan yöntemlerden biri elektroliz yöntemidir. bu yöntemde metal eser, elektriği ileten bir çözelti içine konur. ardından bu çözeltiden elektrik akımı geçirilerek korozyon tabakasının çözünmesi sağlanır. bazı durumlarda ise metal eserlerin yapımı sırasında kullanılan aletin izleri ya da eserin süslemeleri gibi üretim ve kullanım özellikleri ile ilgili önemli bilgiler bu korozyon tabakası üzerinde yer alabilir. böyle durumlarda koruma ve onarım uzmanları korozyon tabakasını tamamen kaldırarak eseri tertemiz hale getirmek yerine var olan korozyonun ilerlemesine engel olmaya çalışır.

el yazması eserlerin bozulmasına ise pek çok etken neden olur. ısı, ışık ve nem fiziksel etkenlerden bazılarıdır. ortam sıcaklığının yüksek olması, kâğıdın yaşlanma sürecini hızlandırır. çünkü kâğıt yüksek sıcaklıklarda içindeki suyu kaybederek kurur. bu kurumanın yol açtığı gerilme özellikle zayıf yapılı kâğıtların yırtılmasına ya da çatlamasına yol açar. ayrıca yüksek sıcaklık ve nem, böceklerin ve başka zararlıların üremesine ve küf oluşmasına uygun ortam sağlar. bu nedenle el yazması eserler, bulundukları bölgenin iklim özellikleri ve yıllık sıcaklık ortalamaları göz önünde bulundurularak depolanır. sergilenmeleri sırasında ise ortamın sıcaklık değerleri mümkün olduğunca sabit tutulur.

hava kirliliği ve toz ise el yazması eserlere zarar veren kimyasal etkenlerdendir. havadaki tozda bakteri sporlarının, böcek yumurtalarının ve mikroorganizmaların kullanabileceği besin maddeleri bulunur. böylelikle eserin yüzeyinde meydana gelen toz tabakası, mikroorganizmaların yerleşip üremesi için uygun bir ortam oluşturur. bunun yanı sıra el yazması bir esere renk vermek ya da eseri süslemek için kullanılan boyalar zamanla havadaki oksijen veya kükürt dioksit ile tepkimeye girerek asit oluşmasına neden olabilir. bu da sayfaların renginin koyulaşmasına ve sayfaların kırılmasına yol açar.

el yazması eserlerde gerektiğinde sayfa üzerindeki bir lekenin giderilmesi, kitabın dikişlerinin, sayfa kenarlarının aslına uygun şekilde yenilenmesi ya da kurt yeniklerinin doldurulması gibi onarım işleri gerçekleştirilebilir. tabii bu aşamaya geçilmeden önce eserin yaşı, yapısı, hangi malzemelerle üretildiği, üzerinde ne tür bozulmalar gerçekleştiği gibi şeyler tespit edilmeli, bu bozulmalardan hangilerinin onarılacağı belirlenmelidir.

ahşap eserler kuru ortamlarda, farklı malzemelerden yapılan başka pek çok esere göre daha uzun süre dayanabilir. ancak yine de böcekler, sıcaklık, ışık gibi etkenler ahşabın bozulup çürümesine yol açabilir. bu durumlarda ahşabın yapısı, sertliği gibi özellikler göz önünde bulundurularak en uygun koruma yöntemi belirlenir.

özellikle su altında uzun süre kalan ahşap nesneler için en büyük tehdit, içlerinde biriken tuzdur. zamanla tuzlanan ahşap nesneler yapılarındaki bazı kimyasalları kaybederek sünger görünümü alabilir. bu nesneler önce su havuzlarına alınarak yıkanır ve çözünebilir tuzlar çıkarılır, ardından bazı kimyasallar kullanılarak çözünmeyen tuzlardan arındırılırlar. ahşap nesnelerin korunması için genellikle emdikleri suyun yerine bir çeşit balmumu olan peg (polietilen glikol) eklenir. daha sonra eserler dondurulup kurutularak nemli bir ortamda saklanır.

ahşabın yapısına zarar veren etkenlerden biri de asitlenmedir. deniz tabanında gerçekleşen biyolojik tepkimeler sonucunda ortaya çıkan sülfür bileşikleri suyun altındaki ahşabın bünyesine girer. bu sülfür bileşikleri ortamdaki oksijen ve nemin etkisiyle zamanla aside dönüşür. özellikle yapısında demir bulunan ahşap eserlerde korozyona uğramış demir, aside dönüşme sürecini hızlandırır. bu asit zamanla ahşabın yapısındaki selülozu yiyerek ahşabın çürümesine neden olur. bunu engellemek için ortamdaki demir iyonları uzaklaştırılmaya çalışılır ya da bazı kimyasallar kullanılarak demir iyonları etkisiz hale getirilir.

ahşabın yapısına zarar veren etkenlerden biri de asitlenmedir. deniz tabanında gerçekleşen biyolojik tepkimeler sonucunda ortaya çıkan sülfür bileşikleri suyun altındaki ahşabın bünyesine girer. bu sülfür bileşikleri ortamdaki oksijen ve nemin etkisiyle zamanla aside dönüşür. özellikle yapısında demir bulunan ahşap eserlerde korozyona uğramış demir, aside dönüşme sürecini hızlandırır. bu asit zamanla ahşabın yapısındaki selülozu yiyerek ahşabın çürümesine neden olur. bunu engellemek için ortamdaki demir iyonları uzaklaştırılmaya çalışılır ya da bazı kimyasallar kullanılarak demir iyonları etkisiz hale getirilir.

taş ve seramik eserler toprak altından bir miktar aşınmış ve bozulmuş halde çıkarılır. gözeneklerinde biriken kil ve suda çözünen tuzlar, müzede sergilenirken hatta depolandıkları alanlarda bile eserlere zarar vermeye devam eder. bu durumda tuzlar, esere zarar vermeden çıkarılmaya çalışılır.

eserin içinde bulunduğu ortamın şartları da koruma şeklini doğrudan etkiler. örneğin bir eseri açık hava şartlarında korumak, açık havada bir örtü altında korumak, müze sergi salonunda veya depoda korumak için gerekli işlemler farklı olabilir. ayrıca korunacak bir taşın fiziksel ve kimyasal özellikleri ile bozulmuşluk derecesi de koruma malzemesinin niteliğinin ve o malzemeden ne kadar kullanılacağının belirlenmesinde rol oynar.

eserin çevre şartlarının kontrol altına alındığı durumlarda esere doğrudan müdahale etmeye gerek kalmayabilir. bunun en iyi örneklerinden biri fransa’daki lascaux mağarası’nda yaşanmış. mağaranın duvarlarındaki tarih öncesi devirlere ait resimler mağara ziyarete açıldıktan sonra içeriye giren havanın ve ışığın etkisiyle hızla bozulmaya başlamış. bunun üzerine mağara ziyaretçilere kapatılmış ve duvar resimleri doğrudan hiç bir müdahale görmeden, mağaranın içindeki iklim şartlarının kontrol altında tutulmasıyla korunmaya başlanmış.

günümüze kalan eserleri inceleyerek elde ettiğimiz bilgiler, ait oldukları eserlerle anlam kazanır. bu anlamı hep var edebilmek ve yeni nesillere aktarmak ise ancak koruma ve onarım çalışmalarıyla mümkün olur. bu sayede ömrü uzatılan her bir eser var oldukça bilgi de insanlara ulaşmaya ve tarihi var etmeye devam eder.

kaynaklar
• mcıntosh, j., arkeoloji, tübitak popüler bilim kitapları, s. 8-34, 2006.
• ak ikinci, ö., “marmaray projesi’nin istanbul tarihine armağanı”, bilim ve teknik, s. 36-39, kasım 2013.
• gazi, s., “yazma eserlerin bakım ve tamiri”, fırat havzası yazma eserler sempozyumu’86 bildiriler,
s. 109-113, fırat üniversitesi, elazığ, 1987.
• ilden, s., “tahrip olmuş el yazmalarının onarım ve tedavi teknikleri”, uşak üniversitesi sosyal bilimler dergisi, cilt 2, sayı 1, s.65-87, 2009.
• saltık, e. “taş ve seramik objelerin özelliklerinin ve bozulmalarının koruma amacıyla incelenmesi”,
ulusal taşınabilir kültür varlıkları konservasyonu ve restorasyonu kolokyumu kitapçığı, s. 107-117, 1999.
http://kitaplar.ankara.edu.tr/dosyalar/pdf/080.pdf
• saltık, e. “taş koruma malzemeleri : işlevleri ve sorunları”, ulusal taşınabilir kültür varlıkları konservasyonu ve restorasyonu kolokyumu kitapçığı, s. 119-123, 1999. http://kitaplar.ankara.edu.tr/dosyalar/pdf/080.pdf
• wharton, g., kökten ersoy h., “arkeolojik kazılarda metal buluntuların konservasyonu”,
arkeolojik konservasyon ve antik yerleşimlerin korunması için pratik rehberler, sayı 11, 2002.
Conservation - The Mary Rose Museum
404 - Page not found - Victoria and Albert Museum
http://www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/….html "
-------

"çocukken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında arkeolog olmak istiyorum derdim ve oldumda lakin işsizim yorgunum mutsuzum...
"
-------

" hocalardan birisi tanım olarak "yarısı bilim, yarısı film" demeyi uygun görmüş. doğru söylemiş, 4 senede hayal gücümü 4 katına çıkardı. her gelen şey mi anlamlı olur arkadaş? kazıda bok bulsan, gerçi bok gayet önemli bir şey olurdu; kazıda yamuk yumuk altın bir diadem bulsan bile tek başına bir ton yorum çıkıyor. tabi burası da film kısmı oluyor arkeolojinin.
"
-------

"türkiye bu konuda dünyanın merkezi olabilecek durumda iken içler acısı haldedir.
"
-------

"çocukluğumdan beri hep okumak istediğim bölüm.

halen de vazgeçmiş değilim arkeoloji sevdamdan. ama artık okuyamam sanırım. "
-------

"arkeoloji okumak gibi bir planı olanlar ve olacak olanlar için bir not düşeyim

öncelikle arkeoloji kazı bilimi değildir. hani, illa tek cümlelik bir tanım getirecek olsak bile bu tanımlama listenin sonunda bile yer edemezdi.

kafanızda arkeoloji okumak varsa önce bir sakin olun. eğer ki ailenizde arkeolog tanıdığınız yoksa muhtemelen bu alan hakkında bildiklerinizin hepsi ya çok eksik ya da yalan.

eğer arkeoloji okumayı kafanıza koyduysanız ve bu alanın oldukça mistik, eğlenceli ve artistik olduğunu düşünüyorsanız bu yazıyı ciddiyetle okumaya devam edin.

arkeoloji esasen mistik bir alan, ama öyle kafanızda canlandırdığınız gibi değil. mistik yönü antik çağda yaşayan insanların tuhaf hayatlarından kaynaklanmıyor. bu mistik yön daha çok sizden binlerce yıl önce yaşamış birinin yaptığı bir pişmiş toprak figürin üzerinde bıraktığı parmak izini gördüğünüz anla ilgili, ya da belki de bir mezarı açtığınızda gördüğünüz kişinin yaşadığı hayatı kafanızda canlandırmanızla ilgili bir şey. kısacası bu mistik yön tamamen sizin kafanızın içinde var oluyor. yoksa her şey monoton ve sıradan.

kazılar sırasında gizemli olaylar yaşamayacaksınız. muhtemelen sabahın 5inde uyanıp araziye çıkacak ve elinizde kasalarla bol miktarda pişmiş toprak kap parçaları ve çatı elemanlarıyla birlikte öğleden sonra yorgun argın kazı evine geri döneceksiniz. yaklaşık iki saatlik bir dinlenmeden sonra gece 12ye kadar bulunan parçaları yıkayacak, kuruduktan sonra birleşenleri birleştirecek ve çizimlerini yapıp tasnifleyerek torbalayacaksınız.

muhtemelen dersler de kafanızda canlandırdığınız gibi değil. örneğin hellen mitolojisi ya da önasya mitolojisi gibi derslerde bölgelerde yaşanmış inançları bir belgesel edasıyla dinleyip çılgın bediş gibi hayallerden hayallere sürükleneceğinizi düşünüyorsanız size kötü haberlerim olacak. dahası ağırlıklı olarak görülen dersler de görece ilginç konular değil, daha çok seramik üzerine sıkıcılıktan ölen ve ayrıntıya boğulmuş dersler. sınavlarda oturup yüzlerce tarih, bezeme tipi, kap formu, bunların dağılım gösterdiği bölgeler, ticaret ağı ve yıllara göre stil değişimleri gibi şeyler üstüne odaklanacaksınız.

mesela ege üniversitesi için klasik arkeoloji derslerini buradan görebilirsiniz; ders kodunun üzerine tıklayınca işlenen konular da görülüyor.

http://ebys.ege.edu.tr/…id=113&mufredatturid=932001

evet genel olarak hiçkimse bu bölüme bölümü tanıyarak gelmiyor ve genelde arkeologlar da günlük hayatta sık karşılaşılan insanlar olmadıkları için bölümü tanımak da hayli zor. buna rağmen bu sıkıcı derslerde fikir edinmeye başladığınız andan itibaren bambaşka bir kişiliğe bürünüyorsunuz. ilginin gelişiminden mi, yoksa çoğu bölümde olan yaz tatili kavramı sizin için olmadığından mı bilinmez konuşmalarınızla başlayan kişiliğinizdeki bu değişim hayatınızın her yerine yayılacak.

arkeoloji, antropoloji ile bağlantılı bir bölüm. tabi antropolojinin özelleşmiş bir alanı gibi düşünmek gerek. antropoloji gibi, insanın biyolojik yapısına çok fazla değinilmeyecek bir alan. daha çok kültür ve kültür ögeleri üzerinde duruluyor.

bu ne demek?

yani çağınızdan kopup antik çağda yaşamaya başlayacaksınız. o kadar ki sizi alıp antik hellen dünyasına koysalar hiç yabancılık çekmez ve hatta rahat edersiniz. bunun sebebi biraz da tatil kavramının sizin için olmamasıyla ilgili; kışın okul var, yazın kazı. bir de üniversite çağının kişiliğin tam olarak oturduğu bir döneme denk geldiğini düşünürsek, tam anlamıyla antik dönem kültürünü kişiliğinize yerleştiriyorsunuz. çünkü evde kullanacağınız kapları nasıl yaptığınızdan duvar resimlerinin sanatsal özelliklerine, tanrı tapımlarından felsefeye, ölü gömme geleneklerinden eğlencelere, efsanelerden siyasal olaylara, cinsellikten toplumsal yapıya, yönetimden kır yaşamına, helkelden mimariye antik dönemde var olan her konuyu öğrenmek durumundasınız.

işte bu açıdan da oldukça eğlenceli bir bölüm oluyor. örneğin heykel gibi bir kavramı ilk ortaya çıktığı tarihlerden roma'ya kadar ayrıntılarıyla incelediğinizde herhangi bir ortaçağ heykeli üzerinden çıkarımlar yapıp onun nerelerden etkilenmiş olabileceğini istemdışı düşünürken bulabiliyorsunuz kendinizi. ya da yolda yürürken gördüğünüz bir yapının süslemelerine gözünüz takılıyor, onun nereden çıkıp oraya geldiğini biliyorsunuz. ya da masanızdaki bardağın ya da pencereler, yatak, ev, güzellik algısı, düğünde yenilen ayvanın sırrı, denizlinin horozu, kolonya dökme adeti. her şeyin nereden çıkıp da hayatınıza girdiğini bilebiliyorsunuz.

yukarıda verdiğim örnekten de anlaşıldığı gibi bölümü bitirdiğiniz zaman kazanacağınız ünvan esasen "profesyonel entel" yani aslında reel hayattan kopuk kalmaya oldukça açık bir bölüm arkeoloji. tabi burada gerisi size kalıyor. göreceğiniz onlarca kültür bağlantısını yorumlamaya çalışır ve günümüzdeki toplumsal davranışların kökenlerini araştırmaya kalkarsanız birçok net bağ kuracak ve topluma da faydalı çalışmalar ortaya koyabileceksiniz.

paradan haber ver diyorsanız, zor o iş... yukarıdaki yazıyı okuyup, "evet, evet olmak istediğim şey bu işte dostum" diyemiyorsanız bu bölüm size göre değil. geçen zaman içinde bıkacak ve alanınızla uğraşmaktan vazgeçip yetersiz bir şekilde mezun olacaksınız. bunun sonucunda ise işsiz bir arkeolog olarak yolunuza devam etmeniz gerekecek. oysa gittiğiniz kazılarda azmederek çizim, modelleme, restorasyon ve/veya fotoğraf öğrendiğiniz takdirde arkeolog olarak çalışamasa bile oldukça iyi paralar kazanan insanlar mevcut. tabi bu aşamada, "bunları bilsem niye arkeolog olayım ki?" diyebilirsiniz. bence de öyle. onun için diyorum zaten, yukarıdaki şeyler size uymuyorsa boşa kendinize yazık etmeyin.

arkeoloji temelde edebiyat ve fen fakültelerindeki çoğu bölüm gibi akademiye dayalı bir alan, bunu da göz önünde bulundurun. bu yazıyı daha fazla uzatmanın da bir anlamı yok gerçi, onun için şuraya uğrayabilirsiniz. "
-------

"türkiye'de en çok ihtiyaç duyulan üniversite bölümlerinden biri.bu bölümün önü açılırsa tarihi eser kaçakçılığının önüne bile geçilir.buna rağmen bu bölümden mezun olanların tek çıkış yolu akademik kariyerdir.
"
-------

"kitapları pahalı olan bölüm.
"
-------

"birçok insan gibi benim de aslında ihtisasımı yapmak istediğim güzide alandır. üstte bir yazarın belirttiği gibi, gittik işletme falan okuduk işte yerine.

ismi bile güzel. tarihi yer & oyun & dizi vs merakınız varsa, gezip gördükçe iyiden iyiye gaza getirir.

bir gün mutlaka...!
"
-------

"nankör bilim. pratik yapmayınca unutuluyor. kendini göstermezsen meydan onu buna kalıyor.
"
-------

"kardeşime göre son 5 yıldır filan var olan genellemelerin ve önkabullerin sarsıldığı bilim dalı. bugünkü varsayımların da çökeceğini söylüyor adam. ikna edip de buraya yazdırabilirsem bir buçuğuncu elden dinlersiniz bunu.

kabullerin yanlışlanışı içün; "
-------

" bir nevi bilimkurgu ve
fantastik edebiyat türü."
-------

" yunanca ''eski'' ve ''bilgi'' kelimelerinin kavuşumundan meydana gelen arkeoloji, sanıldığının aksine ''kazı bilimi'' değil; eskinin bilimidir. kazı, arkeolojinin onlarca metodundan sadece biridir.

herkesin fantastik hayal dünyasında sahip olmak istediği bu ihtisas dalının türkiye'deki yeri herkesçe malum... burada konuyu derinlemesine irdelemenin şu an gereği olmadığını düşünüyorum. zira güzide ülkemde askerliği 5 ay'a düşürmekten başka bir işlevi olmayan fakültelerin sayısı bir hayli fazla olduğundan hiçbirimiz bu olaya yabancı değiliz;

ama arkeoloji bunlardan bir sebeple ayrılıyor, şöyle ki: arkeoloji, diğer meslek dallarının çoğunda olduğu gibi kapsüller halinde algılanmış bilgilerin, meslek hayatına olan standart etkisinden ve yeterliliğinden fazlasını gerektiriyor. yani arkeolog olmaya karar veren kişi, geri kalan yaşantısının neredeyse tamamını bu mesleğe endekslemek durumunda kalıyor. yukarda arkeoloji'nin tanımını yaparken ''eskinin bilimi'' olduğunu vurgulamamın sebebi de az çok bu idi. araştırmakla bitirilebilecek bir durum söz konusu değil yani. başka bir deyişle bu iş yeni bir hayat tarzına sahip olmayı gerektiriyor. buraya kadar bir sorun yok gibi gözükse de; bizimki gibi ülkelerde iş olanağının, kaynağını kıçımın oluşturduğu yüzdelik oranları karıştırmak istemeyeceğim derecede düşük oranlara sahip olduğunu söylemem gerekir. yani maddi durumun durumu kurtarmıyorsa acacına netcen gari? bu entrymi arkeoloji bölümünü tercih edecek olan haleflerime ithaf ediyorum ve son olarak onlara sormak istiyorum:

maddi, manevi, akademik ve sosyal alanlarda karşılaşacağın her türlü zorluklara rağmen, hastalıkta ve sağlıkta?..

cevabınız hala evetse gelin, tanrılar hepimizin belasını versin gelin..."
-------


Arkeoloji Puan Türü, Arkeoloji Bölümü Hangi Üniversitelerde Var, Arkeoloji Kontenjanları 2015 2016 Arkeoloji Bölümü Taban Puanları 2015 2016, Arkeoloji Başarı Sırası 2015 2016, Arkeoloji Bölümü Olan Üniversiteler, Arkeoloji Puanı 2015