Bölüm Tanıtımı


Antropoloji Bölümü Taban Puanları 2015 2016
En
Düşük
En
Yüksek
Program Adı Fakülte Adı Bölüm Adı Puan
Türü
Kon. Yer.
335,3413 365,7329 YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji (İngilizce) (Tam Burslu) TM-3 5 5
298,024 360,8936 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 41 41
281,0948 390,9226 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji TM-3 31 31
234,0348 267,3549 MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ (BURDUR) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 52 52
233,4635 268,2573 CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ (SİVAS) Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 67 67
231,4913 269,8321 AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ (KIRŞEHİR) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 52 52
228,9411 257,9891 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ (HATAY) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 41 41
228,899 265,376 YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ (VAN) Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 41 41
227,8232 313,4153 MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 41 41
227,2626 266,2841 HİTİT ÜNİVERSİTESİ (ÇORUM) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji TM-3 41 41
226,1396 257,0136 CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ (SİVAS) Edebiyat Fakültesi Antropoloji (İÖ) TM-3 67 67
207,6623 244,2399 YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL) Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji (İngilizce) (%50 Burslu) TM-3 10 5
Antropoloji Bölümü Hakkında Sosyal Medya Yorumları

"tarih bilimine göre çok daha şaibesiz ve bilimsel bulduğum daldır.ekseritle medeniyetleşme öncesi dönemi araştırdığı için de ideolojik tavırlardan nispeten daha az nasibini almıştır. insan ruhsallığı, evrimsel süreç ve sosyolojiye olan katkıları yadsınamaz. tüm lisans programlarında zorunlu ders olması kanaatindeyim. "
-------

"hocam tayfun atay'ın bu konuda çok güzel bir tanımlaması vardır:

"antropoloji, peygameberlerden öğreneceğimiz şeyler olduğu kadar, maymunlardan da öğrenecek şeylerimiz olduğunun bilgisidir." "
-------

" eskiden sadece ilkel kabileleri incelerken, günümüzde holdingleri, işçi sendikalarını, orta sınıf zenginleri vs de inceleyen bilimdalı"
-------

"beyaz insanın üstünlüğünü ispat etmek için kurulmuş bir disiplindir.

şimdi ne haldedir bilemem."
-------

" "
-------

"sosyolojiyle evliliği ikinci dünya savaşı sonrası batı'da yoğunlaşan üçüncü dünya kökenli göçmenlerin sayısının artmasıyla gerçekleşmiştir. "bunu sosyolojideki gemeinschaft-gessellschaft çerçevesinden ayıran şey, antopolojinin nesnesi 'öteki' kültürlerin gemeinschaft nitelikleridir" diyor batılı yavşak sosyal bilimciler.
"
-------

"okuduğum istanbul üniversitesinde de halen daha okutulan( ki bana kalırsa bunca senedir nasıl ayakta kalmış , bu özensizlikle nasıl hala daha öğrenci bulmuş mezun etmiş hiçbir fikrim yok ) , içinde tarih , sosyoloji ,bizzat tıp ve tıbbın alt dallarını barındıran , türkiye'de ki sosyal-sayısal ayrıştırmacı zihniyetinin tamamen zıttı durumda olan , bakış açısını kazanması düşünüldüğünden daha zor , içerdiği konuların zenginliğinden ötürü;o eğitim zihniyetiyle yetişmiş kişiler için çok çok daha zor , ileride geliştirmek üzere el atmak istediğim,özünde hümanist bir biçimde apolitik , ama içerdiği konular dolayısıyla , harekete geçmek iyisini bulmak durumunda ise süper politik bölümüm .
"
-------

" ilkokuldan yeni çıkmış hazırlık bebesiyken üniversitede okumayı kafaya koyduğum bölüm. idi. nereden ne şekilde duydum veya okudum, nesinden etkilendim bilmiyorum ama kesin antropoloji okumam lazımdı.

o sene okul gezisinde bizim derslerimize girmeyen ama çok saygı duyduğum bir öğretmen vardı. bana üniversitede ne okumak istediğimi sordu:

- antropoloji
- antropoloji mi? nedir antropoloji biliyor musun?
- işte insanları filan öğreniyorsun. (kendini ifade edememek, zaten çok da bilmemek)
- öyle değil o. daha geniş bir bilim dalı... (güzel gidiyor) ölmüş insanların kemiklerine filan bakıyorsun. (öeh)
- ayy, öyle mi? ne biçimmiş.

ulan madem bilmiyorsun, ilgilendin de, aç bak bir oku bari di mi? adamın bilgisine saygım da var, sual etmiyorum. antropoloji maceram "ölmüş insan kemiği" noktasında sona erdi. unuttum gitti. başka da bir şey olmak istemedim zaten. üniversite sınavında başarılı olmak istedim sadece.

sonradan sanırım orta sonda arkadaşımın evinde keşfettiğim insan nasıl insan oldu adlı kitabı okudum. ilki oydu. allahım o nasıl bir zihinsel tatmindir! kitabı kulağımdan sokup direk beynimi beslemek istiyorum, o derece. kafama balyoz gibi nur indi.

o zamandan sonra da tübitak'ın popüler bilim kitaplarına sardım. bu yol beni insan evrimine yöneltti, dawkins'i filan yaladım yuttum. tüfek mikrop çelik kitabıyla üniversitede tanıştım, onu da iki günde yedim. ama bu kez evrimi de biliyordum, altyapım da var. bir kitap okudum hayatım değişti demek isterdim ama değişmedi. ben aynı kaldım ancak çok acayip bir şey oldu, hayat değişti. öncekinden çok farklı bakmaya başladım dünyaya, çevreye, insanlara, inanışlara, devletlere, siyasete... her şeye. hiçbir şey bilmediğimi anlayınca daha da öğrenmek istedim, lanet gibi. ama pek yol alamadım.

şimdilerde dilin evrimi, coğrafya üzerindeki yolculuğu, etimoloji son merakım, yeni nur noktam oldu. son durum bu. elimde "hint avrupalıların izinde" diye bir kitap var en son.

işin ilginç yanı, popüler bilim (ne demekse) diye okudum ben bunların hepsini, hiç öyle antropolojiye merakım var diye düşünmedim. aç gibi, konu beni nereye sürüklerse okudum.

çok sonra bu anım aklıma geldi. ulan dedim, antropoloji okuyanlar bunların hepsini zaten biliyorlardır, bir öğreten var en azından diye iç geçirdim. şanslı piçler.

o öğretmen olmasaydı da antropoloji okuyamazdım zaten herhalde. "o ne lan, doğru düzgün bölüm seç" diyen olurdu her noktada. ama o gezide, o öğretmen "allala, nereden aklına geldi kızım, gel beraber bakalım" filan dese belki biraz daha kafam açılırdı. çok büyük antropolog olacaktım ben, hem de ne biçim. (bkz: ukte)

ama çok rica ediyorum: eski-yeni toplumlarda dinler olur, diğer inanışlar olur, cenazeler olur; ne bileyim çocukların oyunundan, kadınların takılarından, savaşçıların kıyafetinden bir zamanların kültürlerine ışık tutanlar olur. bildiğiniz kaynak varsa mesajımı yeşillendirseniz ne güzel olur."
-------

"halihazırda avrupa'yı gezen çok sevdiğim bir arkadaşımın şu tespitte bulunduğu bilim dalı:
"bir şekilde münasebet kurduğum hemen tüm yerlilerin sıcak ve yardımsever, hemen tüm göçmenlerin içten pazarlıklı ve gudubet oluşlarını antropolojinin bi cilvesi olarak kabul edebiliriz."
çok oryantalist bir tavır... kabul ediyorum.
ama yine de görüyor ve arttırıyorum.
amerika da aynen böyle!
gerçi orada kim göçmen kim yerli çok belli değil.
ama ikinci sınıfa latinlerin girdiğini, beni müthiş hayal kırıklığına uğrattıklarını üzülerek söylemem mümkün."
-------

"4 sene okuyup,2 kere tez hazırlayıp yazdığım,uzmanı olduğum bilim dalı. antropolog olmak iyi hoş ama türkiye'de boş,malesef..
"
-------

"sömürgecilik koşullarının ürünü olarak ortaya çıkmış, "ötekini" yani batılı olmayanı tanımak anmamaktır amacı. sömürgeciliğin tasfiyesi ile birlikte, günümüz dünyasında antropolojinin gündemi, konuları da değişmiştir.
"
-------

"1933 üniversite reformundan sonra türkiye'nin tarihe bakış açısını tamamen değiştirmiş bir bilim olup, atatürk bilhassa antropolojik çalışmalara çok önem vermiştir. bu dönemden sonra sosyoloji önemini kaybetmiş, antropoloji yükselişe geçmiştir. çünkü yeni kurulan bir devletin ulus-kimlik inşaasında antropoloji olmazsa olmazlardandır. özellike türkiye gibi batı karşısında kendini ispat etmek zorunda kalan bir ülke için bu bilimin önemi çok çok daha fazladır. bu dönemde kuşkusuz ortaya atılan en komik iddia türkler'in soyunun hititler'e dayandığı iddiasıdır. osmanlı reddi mirası yapalım derken maalesef rezil olmuşuzdur.
"
-------

" ergonomi'nin de temelini oluşturan disiplinlerden biridir.
"
-------

"çok bütünsel bir tahsildir: insanoğlunu çeşitli zamanlarda ve dönemlerde psikolojik, sosyolojik ve biyolojik içerikleriyle detaylı bir şekilde incelenmesine yol açmıştır. bu aralar ne yazık ki sıkça kendisinin bir bilim dalı olup olmadığı hararetlice tartışılıyor.
"
-------

"bu konuya ilgi duyuyorsanız size bir film tavsiyesi: (bkz: la guerre du feu)
"
-------


İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ANTROPOLOJİ BÖLÜMÜ

Sosyal Antropoloji ve Etnoloji kürsüsü 1960 yılında Profesör Dr. Mümtaz TURHAN’ın çabası ile kurulmuş ve kürsü başkanlığına, Society for Applied Anthropology’nin bir süre başkanlığını yapmış olan Amerikalı antropolog Prof. C.W.M.Hart getirilmiştir. Prof. Hart’ın 1969 yılında ülkesine dönmesiyle birlikte, 1987 yılına kadar, Bölüm Başkanlığını Prof. Dr. Nephan SARAN yürütmüştür. Prof. SARAN’ dan sonra, Bölüm Başkanlığına, Prof. Dr. Taylan AKKAYAN getirilmiştir. Prof. Dr. Taylan AKKAYAN 13 Kasım 2012 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılmasından sonra 3 Aralık 2012’de Prof. Dr. Yüksel KIRIMLI bölüm başkanı olarak atanmıştır.

Bölümümüzün Amaçları:

Yirminci yüzyıl başlarında kendine has yöntemi ve bakış açısı ile gelişen Antropoloji, kültürün yaratıcı öğesi insanı, ana kültür grupları ve alt kültür yapıları içerisinde detayları dikkate alarak inceler. Bölüm kuruluş amacı, öğrencisine teorik bilgi aktarmanın yanı sıra, doğal ve sosyal problemlerin gerisinde yatan faktörleri saptayabilecek araştırmaların nasıl yapıldığını uygulayarak öğretmektir.

ANTROPOLOJİ:

Antropoloji isminden de anlaşıldığı gibi insanı yani Homo sapiens sapiens’i (modern insanı) anlamaya ve anlatmaya çalışan, üç temel sosyal bilim dalından biridir. Sosyal bilim dalları içinde yer alsa da, Doğal Temel Bilimler (Fizik, Kimya, Biyoloji) ve Sosyal Temel Bilimlerin (Psikoloji, Sosyoloji, Antropoloji) her ikisiyle de yakından ilgili olan tek bilim dalıdır. Bu yönü, Sosyal Antropoloji (Kültürel Antropoloji ve/ya Etnoloji) ve Fiziki Antropoloji (Biyolojik Antropoloji) Anabilim Dallarından oluştuğunu anlatmaktadır. Paleo-antropoloji de zaman zaman Fiziki Antropolojinin bir alt dalı veya bağımsız bir çalışma alanı olarak değerlendirilmektedir.

Bilim, doğada yoktur. İnsanın yaptığı yarattığı bir kültürel olgudur. Gerçeğe ulaşmak ister ve yaptığı çıkarımlarla da, sıfır hata payını hedeflemektedir. Bunun için “yöntem ve tekniklerine” gereksinimi vardır. Bu yolda, yansız ilkeler koyar, kavramlar oluşturur, kurallar geliştirir. “Doğa Gerçeği” bir bütündür, çok kapsamlı ve karmaşık işleyiş düzenine sahiptir. Onu anlamak ve anlatmak için bilim dalları kendi değişkenlerini belirleyip, sınırlarını oluşturmuşlardır. Bu ayrım bütüncül bakışı engellememelidir. Antropoloji bu yaklaşımın güzel bir örneğidir ve “bütüncül yaklaşımın” (holistik) iyi bir temsilcisidir. Antropoloji insanı, bir canlı ve sosyo-kültürel yönü olan bir varlık olarak bütüncül bir bakışla incelemektedir.

İnsanın, canlılar alemi içindeki yerini fosil kalıntılardan başlayarak ortaya koymaya çalışan ve tüm geçmişini aydınlatmak için yapılan çalışmalar Paleo-antropoloji’nin ilgi alanıdır. İnsanın, Biyolojik Sınıflandırmada (Taksonomi) yakın akrabaları olan Primatlarla benzerlikleri de bir başka ilgi konusudur. Bu alanda yapılan çalışmalar Primatoloji olarak bilinmektedir.

Antropoloji Puan Türü, Antropoloji Bölümü Hangi Üniversitelerde Var, Antropoloji Kontenjanları 2015 2016, Antropoloji Bölümü Taban Puanları 2015 2016, Antropoloji Başarı Sırası 2015 2016, Antropoloji Bölümü Olan Üniversiteler, Antropoloji Puanı 2015