+ Konuya Yorum Yap
Sonuçlar 1 den 6 in 6

Konu: Bulmaca Soruları ve Cevapları, Çengel Bulmacada Çıkan Soru ve Cevapları Posta Gazete

              
   
  1. #1
    Asteğmen
    Katılım Tarihi
    May 2011
    Mesajlar
    1,138

    Bulmaca Soruları ve Cevapları, Çengel Bulmacada Çıkan Soru ve Cevapları Posta Gazete




    Posta Çengel Bulmacada çıkarn sorular,
    Bulmaca soruları ve cevaplar,
    Bulmacalarda çıkan klasik sorular ve cevapları
    ,

    su: ab veya ma...
    büyükler, ata: cet...
    boru sesi: ti...
    karışık renkli: ala..
    güneş tanrısı: ra
    eski dilde su : ma
    bir cetvel türü: te
    beyaz: ak
    kırmızı: al
    muğlanın bir ilçesi:ula
    bir av hayvanı : as
    bağışlama: af
    dingil: aks
    isviçre'de bir nehir: aar-aare
    gelir: irat
    otlar: era
    aza: üye
    teniste bir servis: ace
    sadist: elezer
    işlemler: amal
    yapma, etme: ika
    yerine getirme: ifa
    verme, ödeme: ita
    başçoban: eke
    dudak: leb
    rüzgar: bad
    bağırsaklar: ema
    akciğer: rie
    aşı boyası: okr
    pamukçuk: aft
    bir göz rengi: ela
    açı: zaviye
    şikar: av
    dans: raks
    kaba kumaş: aba
    bulut: ebr
    burun: enf
    divit yazı hokkası: ame
    kıl, tüy: mu
    yazı: ova
    baba: eb
    kuyruk sokumu kemiği: uca
    ekmek: nan
    yarı: nim
    bir kan grubu: ab
    bakı: fal
    seyelan: akı
    kayak: ski
    gelecek: ati
    tekin olmayan: netameli
    koşucu devekuşu: emu
    boru sesi: ti
    sarhoş nidası: nara
    avuç içi: aya
    eski dilde ayak: pa
    yarı açmak : aralamak
    atama: tayin
    eski mısır tanrısı: ra
    kabaca evet: ha
    argoda para: mangır
    yapmak fiilinin emir kipi: yap
    külhanbeyi nidası:nara
    altının simgesi: au
    anadolu ajansı:aa
    satrançta bir hareket:rok
    geminin arkası : pupa
    geminin başı: pruva
    geminin yan tarafı: borda
    geminin sağ tarafı: sancak
    geminin sol tarafı: iskele
    tibet öküzü: yak
    baş çoban:eke
    kastomunu'nun bir ilçesi: abana
    rüzgar ve güneş almayan yer : ıktı
    fin hamamı - sauna
    akıl - us
    kayınbirader - ini
    meyve kurusu - kak
    kudret - erk
    ilgi - alaka
    ikinci - tali
    ilkel benlik - id
    üçlü-trio
    boru sesi-ti
    baş kaldıran-asi
    boyun eğen-ram
    nikel in simgesi-ni
    tantal ın simgesi-ta
    karışık renkli-ala
    sodyum-na
    tavlada üç-se
    satrançta bir hareket-rok
    genişlik-en
    baba,ata-cet
    ayak-pa
    su-ma/ab
    bir hayret ünlemi-ya
    bir seslenme sözü-hey
    soylu-asil
    ün,şöhret-nam
    kayak-ski
    ilkel benlik-id
    özsu-usare
    hububat-un
    yat limanı-marina
    namzet:aday
    bir zeytin türü:kalamata
    kraliçe:ece
    saf:arı
    rusçada evet:da
    gülüt: gag
    ispanyol sevinç ünlemi: ole
    dahil: iç.
    ayakkabı çekeceği: kerata.
    başlıca içeceğimiz: su.
    bir besin kaynağı: et.
    dahi: öke.
    dingil: aks.
    kuzu sesi: me.
    ingiliz birası: ale
    plakası 01 olan ilimiz: adana.
    sümerlerde su tanrısı: ea
    eski mısır tanrısı: ra.
    çinkonun simgesi: zn.
    sodyumun simgesi: na
    oy: rey
    tanrı: rab
    şan, nam: ün
    gelecek: ati
    gümüşün simgesi: ag
    rütbece küçük asker: ast
    kargaşa: kaos
    tanzanya'nın plakası:eat
    dişi deve: naka
    abd başkanı eisenhover’in takma adı : ike
    abaküs eşanlamlısı: sayiboncuğu
    bulmacada abartı : mübalağa
    abd de bir kent : atlanta, şikago
    abd eyaletleri hangileridir: alabama, alaska, arizona, arkansas, california, colorado, connecticut, delaware, florida, georgia, hawaii,
    idaho, illinois, indiana, iowa, kansas, kentucky, louisiana, maine, maryland, massachusetts, michigan, minnesota, mississippi,
    missouri, montana, nebraska, nevada, new hamrshire, new jersey, new mexico, new york, north carolina, north dakota, ohio,
    oklahama, oregon, pennzylvania, rhode island, south carolinasouth dakota, tennessee, texas, utah, vermont, virginia, washington,
    west viginia, wisconsin, wyoming
    abd profesyonel basketbol ligi : nba
    abd ulusal havacılık ve uzay dairesi (kısaca) : nasa
    abd’de beş göllerden birisi : erie
    abd’nin başkenti : washington d.c.
    abd’nin para birimi : dolar
    abd’nin uluslar arası plaka işareti : usa
    abece : alfabe
    aberasyon : sapinç
    abes : saçma
    abıhayat : bengisu
    abi : ağabey
    abide : anit
    abidevi : anitsal
    abla : baci
    abuhava ne demektir: iklim
    ac simgeli element : aktinyum
    acar . çalişkan
    acele nedir: ivedi
    acele posta servisi “kısaca” : aps
    aceleci, acul : evecen, ivecen
    acelecilik : telaş
    acem ne demektir: iranli
    bulmacada acemi : toy
    acemilik ne demek : toyluk
    acı : izdirap, keder
    acı sesler çıkarmak : inlemek
    acı, üzüntü : elem
    acıbadem ağacı : erez
    acıbalık ta denilen bir tatlı su balığı : gördek
    bulmacada acıklı : elim
    acıklı olay : dram
    acıklı sahne oyunu : dram
    acılar karşısında dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanıklı, metanetli : metin
    bulmacada acıma cevabı nedir: merhamet
    bulmacada acımasız : zalim
    acımasız, zorba : ceberut, ceberrüt
    acımtırak bir içki : amer
    acının unutulması ya da hafiflemesi, teselli : avunç
    acıyarak ve koruyarak seven, şefkatli : sevecen
    acil eşanlamlısı nedir: ivedi
    aciz ne demektir: güçsüz, zayif
    acizler, güçsüzler : aceze
    bulmacada acun anlamı nedir: dünya
    aç ne demektir: haris
    aç gözlü, hırslı : haris
    aç gözlülük nedir: tamah
    aç olma durumu nedir : açlik
    bulmacada açacak : tirbişon
    açar bulmaca: anahtar
    açar : aperitif
    açı bulmaca çözümü nedir zaviye
    açı ölçer : iletki, minkale
    açı ölçmede kullanılan dönme hareketli cetvel : alidat
    açık bulmacada cevabı nedir: aleni
    açık artırım ile satış bulmacadaki çözümü: mezat
    açık deniz : engin
    açık duran baş parmağın ucundan gösterme parmağının ucuna kadar olan uzaklık : sere
    açık elle vurulan tokat : şamar
    açık havada çıkan kuru soğuk : ayaz
    açık leylak rengi : lila
    açık mavi gözlü : maviş
    açık olma durumu, açıklık : aleniyet
    açık saman rengi : krem
    açık sarı renk : limoni, samani
    açık su kanalı : ark
    açık toprak rengi : boz
    açık yer, meydan, alan : saha
    açık zincirli organik madde : alifatik
    açık, apaçık, belli : aşikar
    açık, net : berrak
    açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan : aleni
    açıkca, belirgin : aşikar
    açıkça gizlemeden : alenen
    açıkça görünürlük, bellilik : bedahet
    açıkça, gizlemeden, meydanda : aleni
    açıkgöz : uyanik
    açıkgözlülük, hırs : tamah
    açıklama bulmacada ne demektir: izah
    bulmaca cevabı nedir açıklamalar : izahat
    açıklık : alaniyet, alenilik
    açıklık ve boş arazi, sahra : kir
    açıktan açığa, herkesin gözü önünde, herkesin içinde, gizlemeden, açıkça : alenen
    açılır kapanır perde türü : stor
    açkı : anahtar
    açma aracı : açacak
    ad : ün, isim, nam
    ad belirtilerek yapılan : nominal, yoklama
    ad çekme : kura
    ad ve soyadın baş harfleriyle atılan kısa imza : paraf
    adaçayı : meryemiye
    adak bulmaca anlamı: nezir
    adakta bulunma : adama
    adale bulmaca sözlüğünde karşılığı nedir: kas
    adalet ne demektir: hak, türe
    daletle iş gören, adaletten ayrılmayan : adil
    adaletli kelimesinin bulmacada karşılığı nedir: adil
    adam öldürme : cinayet
    adamak : nezretmek
    adana’nın ilçeleri : seyhan, yüreğir, aladağ, bahçe, ceyhan, düziçi, feke, imamoğlu, irli, karaisali, saimbeyli,
    anbeyli, yumurtalik
    adavet : düşmanlik
    bulmacada aday ne demektir : namzet
    adcılık : nominalizm
    adem ile hava’nın üçüncü oğlu : 118. adın durum elerinden biri : de
    ademiyat : beşeriyet, insaniyet, insanlik
    ademoğlu, beşer : insan
    adese : lup, mercek
    adet : tane
    adet haline getirme, alışma, alışkanlık : itiyat
    adet, parça : pare
    adı sanı belli olmayan : anonim
    adıl : zamir
    adım aralığı : fule
    adını anma : zikir
    adıyaman’ın ilçeleri : besni, çelikhan, gerger, gölbaşi, kahta, samsat, sincik, tut
    adi : bayaği, değersiz, kaba, özensiz
    adil : adaletli
    adiyö : hoşcakal
    adlar, isimler : esame
    adları aynı olanlardan her biri : adaş
    adli : türel
    adolf hitler’in partisi : nazi
    af : bağişlama
    afacan : yaramaz
    afak : ufuklar
    afakiye : nesnelcilik
    aferin : bravo
    afete uğramış : afetzede
    affetmek : bağişlamak
    afganistan’da bir şehir : herat
    afganistan’ın başkenti : kabil
    afganistan’ın para birimi : afgani
    afi : caka, fiyaka
    afitap : güneş
    afiyet : sağlik
    aforizma : özdeyiş
    afrika misk kedisi : kalemiks
    afrika ulusal kongresi’ni simgeleyen harfler : anc
    afrika yerli davulu : tamtam
    afrika’da bir akarsu : nil
    afrika’da yaşayan bir tür antilop : kob
    afrika’da yaşayan, gövdesi kızıl kestane, bacakları beyaz çizgili memeli hayvan : okapi
    afrika’nın en yüksek dağı kilimanjaro’nun, yerli dillerde “özgürlük” anlamına gelen yeni adı : uhuru
    afrika’nın hızlı koşullar için yetiştirilmiş evcil hecin devesi : mehari
    affrika’nın kimi yerlerinde toplu biçimde yapılan vahşi hayvan acı : safari
    afrika’ya hayat veren akarsu : nil
    afrikalı zencilerin büyük bir bölümünü içine alan etnik grup : bantu
    afyon’un ilçeleri : başmakçi, bayat, bolvadin, çay, çobanlar, dazkiri, dinar, emirdağ, evciler, hocalar, ihsaniye, iscehisar,
    kizilören, sandikli, sincanli, sultandaği, şuhut
    ag simgeli element : gümüş
    ağ : şebeke
    ağ şeklinde yapılan örgü : file
    ağ tabaka : retina
    ağ torba : file
    ağ yatak : hamak
    ağabey (kısaca) : abi
    ağabey : abi, aka
    ağabey sözcüğünün kısa söyleniş biçimi : abi
    ağabeyin eşi : yenge
    ağacı çizmeye yarayan çember kesitli, ucu sivri ve ağaç saplı el aracı : çizecek
    ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri : dal
    ağaçlarla örtülü alan : orman
    ağaçlıklı yol : ale
    ağan : akanyildiz, şahap
    ağdalık : viskozit
    ağı : zehir
    ağı, sem : zehir
    ağıağacı : zakkum
    ağıl : dam, kom
    ağılı : zehirli
    ağır bir dans türü : slov
    ağır ritimli bir ispanyol dansı : bolero
    ağır topuz : gürz178. ağır, sert ve siyah renkli tahtası olan ağaç : abanoz
    ağırbaşlı, onurlu : vakur
    ağırlama : izaz
    ağırlık : yük
    ağırlık ölçmekte kullanılan alet : terazi
    ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş kanuni ölçü modeli : etalon
    ağırlık yitimi : fire
    ağıt : eleji
    ağız ağıza dolu, ağzına kadar dolu, silme : lebaleb
    ağız armonikası : mizika
    ağız boşluğunun tavanı : damak
    ağızda evirip çevirme : geveleme
    ağızdan çıkan, bir veya daha fazla heceden meydana gelen ve mana ifade eden kelime a kelime topluluğu : söz
    ağızdan, sözle söylenerek : şifahen
    ağlayan, inleyen : nalan
    ağrı dağının eski adı : ararat
    ağrı’nın ilçeleri : diyadin, doğubeyazit, eleşkirt, hamur, patnos, taşliçay, tutak
    ağtabaka : retina
    ağzı çember biçiminde, torbaya benzer büyük gözlü ağ : aposi
    ağzı dar, şişkin gövdeli su kabı : damacana
    ağzı geniş tek kulplu su kabı : kanata
    ağzı sıkı : ketum
    ağzı sıkılık : ketumiyet
    ağzı yayvan toprak kap : dagar
    ağzın tavanı : damak
    ağzına kadar dolu : lebeleb, tikabasa
    ah : beddua, ilenç, ilenme
    ahali : avam, halk
    ahenk : uyum
    ahenk, ölçü, düzenlilik : ritim
    ahenksiz : uyumsuz
    ahır : dam
    ahırdaki iki hayvan yeri arasında bölme olarak kullanılan kalın sırık : aralti
    ahilik ocağından olan kimse : ahi
    ahirette bütün insanların üzerinden geçeceği köprü : sirat
    ahize : alici, almaç
    ahmak, sersem : seme
    ahret ile ilgili : uhrevi
    ahşap gemilerin omurgalarına, borda kaplamalarını yerleştirmek için açılan yuva : aşoz
    aidat : ödenti
    aids testi : eliza
    aile : familya
    aile halkı : horanta
    aile ile ilgili : ailevi
    aile ocağı : yuva
    ailesinin geçimini sağlayan : ail
    ait : değin, ilişkin
    ait olma durumu, ilişkinlik, aitlik, dairlik : aidiyet
    ajan : casus
    ak : beyaz, lekesiz, namuslu, temiz
    ak tenli mavi gözlü kimse : maviş
    aka : ağabey
    akaç : diren
    akademik bir unvan : profesör
    akademik unvan : dr
    akaju da denilen bir ağaç : maun
    akamet : sonuçsuzluk, verimsizlik
    akanyıldız : ağan, şahap
    akarsu : irmak, nehir
    akarsu kıyılarındaki çalı ve ağaçların üzerinde de yaşayabilen bir balık : anabas
    akarsu üzerinde yapılan bent : baraj
    akarsu yatağı, mecra : akak
    akarsuyun saniyelik akımı : debi
    akciğer (eski dil) : rie
    akciğer : rie
    akdeniz anemisi adı da verilen bir hastalık : talasemi
    akdeniz bölgesi’nde turistik bir koy : okluk
    akdeniz bölgesinin kısa boylu tipik bitki örtüsü : maki
    akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar : siroko
    akdeniz tipi bitki örtüsü : maki
    akdeniz’de bir ada : girit, rodos
    akdeniz’de bir ada ülkesi : malta
    akdeniz’de hapishanesi ile ünlü küçük bir fransız adası : if
    ake : divit
    akı : akinti, akma, seyelan
    akıcı : akar, likit, mayi, sivi
    akıl : us
    akıl ve gerçeğe aykırı : abes
    akıllı : akil, uslu, zeki
    akıllı, akıl sahibi : akil
    akıllıca : akilane
    akılsız : budala, ebleh
    akım : cereyan
    akımtoplar : akü
    akın : hücum
    akıntı : aki, akma, seyelan
    akıtma : isale
    akilane : akillica
    akim : başarisiz, sonuçsuz, verimsiz
    akis : aks, eko, yanki
    akit : kontrat, mukavele, mukavelename, nikah, sözleşme
    akkan : lenf
    akla ve gerçeğe aykırı : abes
    aklama : ibra
    aklama, temize çıkma : ibra
    aklanmış : beraat
    aklı dengesi yerinde olmayan : deli
    aklımda denen oyun : lades
    aklıselim : sağduyu
    akli : ussal
    akma : aki, akinti, reçine, seyelan,
    akort oluşturan seslerin bir biri arkasından çalınması : arpej
    akraba : hisim
    akran : denk, öğür, yaşit
    akrobat : cambaz
    aks : akis, dingil, eko, rot, yanki,
    aksak : topal, leng
    aksaklığı olan : arizali
    aksama, aksaklık : ariza
    aksaray ilinde yamaçlarında birçok manastır, kilise, peribacaları ve koniler bulunan vadi ara vadisi
    aksaray’ın ilçeleri : ağaçören, eskil, gülağaç, güzelyurt, ortaköy, sariyahşi
    aksata : alişveriş
    aksayan, işlemeyen, bozulmuş : arizali
    aksetme, yansıma, yankılanma : inikas
    aksi, ters : ters, zit
    aksilik : terslik
    aksiseda, yankı : eko
    akşam namazı : aşa
    aktar : baharatçi
    aktar’ın sattığı şeyler, aktar eşyası : aktariye
    aktarma : virman
    aktif : canli, etken, etkin, faal
    aktörün sahnedeki işi : rol
    akü : akimtoplar
    akyuvar : lokosit
    al : hile, kirmizi
    al salvador’un başkenti : san salvador
    al simgeli element : alüminyum
    alabalıkgiller familyasından, denizlerde yaşayan bir balık türü : denizanasi
    alacak : borç, matlup, takanak
    alacak ya da borç : takanak
    alaka : ilgi
    alakadar : alakali
    alakalı : alakadar
    alakok : rafadan
    alalama : kamufle
    alamet : im, iz
    alan : meydan, saha,
    alanı geniş : ihatali
    alaniyet : açiklik
    alanya’nın tarihteki adı : alaiye
    alaşit : halita
    alaten : cüzzamli
    alaturka karşıtı : alafranga
    alaturka müzik kurallarını inceleyen yapıt : edvar
    alay : istihza, kalabalik, saraka
    alay işareti : nanik
    alay, istihza : saraka
    alayiş : gösteriş
    alaz : alev, yalaz, yalaza
    albay : miralay
    albüm . resimlik
    alçak : namert
    alçak gönüllü olan, titizlik göstermeyen : kalender
    alçak gönüllü, uysal : tevazulu
    alçak gönüllülük : tevazu
    alçak, aşağılık, kötü : rezil
    alçak, kötü kimse : deni
    alçalma, düşkünlük : zil
    aldatma : desise, düzen, oyun
    aldatma işi : al, dek, dolap, hile
    aldırışsız, umursamaz : lakayt
    aleladelik : siradanlik
    alem : bayrak, cihan, kainat
    alemdar : bayraktar, sancaktar
    alemşümul : evrensel
    aleni : açik
    alenilik : açiklik
    alerjilerin tedavisini konu alan bilim dalı : alergoloji
    aletler bütünü : makine
    aletler, araçlar : levazim
    aleut takımadalarında yer alan adalar : rat
    alev : alaz, yalim
    alev, alev dili : yalaza
    alev, yalım : şule
    aleve tutmak : alazlamak
    alevi-bektaşi ozanlarının tarikatlarıyla ilgili şiirlerine verilen ad : deme
    alfabe : abece
    algı : idrak
    alıcı : ahize
    alıcı kan grubu : ab
    alıcı yönetmeni : kameraman
    alıcı, reseptör : ahize
    alıklaşma : aptal
    alım, çekicilik, cazibe : albeni
    alın yazısı : fatalite
    alın yazısı, takdir : kader
    alın yazısı, yazgı : fatalite, kader
    alınan bir şeyi geri verme : iade
    alınma : gücenme
    alınması gereken şey : alacak
    alınmış bir şeyi geri verme : iade
    alıntı : iktibas
    alışılagelen : rutin
    alışılan zamandan önce : er, erken
    alışılandan fazla : bol
    alışılmış, alışılan : mutat
    alışkanlık halinde yapılan : rutin
    alışkanlık, huy : itiyat
    alışma : ülfet
    alışveriş : aksata
    alışverişte durgunluk hali, sürümsüzlük : kesat
    alışverişte kötü mal satmak : kakalamak
    alicenap : cömert
    alil : sakat
    alim : bilgin
    alinan bir şeyi geri verme : iade
    alkol : etanol
    alkol ve madde bağımlıları tedavi merkezi (kısaca) : amatem
    alkolde eriyen hayvansal reçine : gomalak
    alkollü bir içki : cin, şarap, votka
    allah (cc) velilerinden zuhur eden olağanüstü hal, harikulade hal : keramet
    allah (cc)’a kalbi bağlılık, kesin inanma; iman : itikat
    allah (cc)’a karşı kulluk vazifesini yetirme getirme, tapınma : ibadet
    allah (cc)’a ve islâm akidelerine inanma : iman
    allah (cc)’a ve o’nun rızasına erişmek için tutulan yol, tasavvuf yolu : tarikat
    allah (cc)’ın bir kimseye insanı : inayet
    allah (cc)’ın emirlerine tam itaat eden yaratık, ferişteh : melek
    allah (cc)’ın isimlerinden biri : ram
    allah (cc)’ın kullarına ve diğer yaratıklarına lütfu olan nimet, yenilen, içilen ve sarf en şey, kısmet : rizik
    allah (cc)’ın sıfatlarından biri : rahim
    allah (cc)’ın sıfatlarından; lutfu ve ihsanı bol : kerim
    allah (cc)’ın, fazlasıyla merhametli ve esirgeyici anlamına gelen sıfatı : rauf
    allah’ı tanımayan : kafir
    alma : fethetme
    almaç : ahize
    alman faşisti : nazi
    alman markının yüzde biri : fenik
    almanca “bir” : ein
    almanca “evet” : ja
    almanca “sen” : du
    almanca “ve” : und
    almanya’da bin kent : aeren
    almanya’da bir eyalet : saar
    almanya’da bir ırmak : wupper
    almanya’da bir kent : aachen, bremen
    almanya’nın eski para biriminin kısa yazılışı : dm
    almanya’nın para birimi : mark
    alp : civanmert, er, yiğit
    alt alta yazılmış şeyler : liste
    alt karşıtı : üst
    alt kurul, encümen : komite
    alt, aşağı : zir
    altar : sunak
    alternatif : seçenek
    altı düz, geniş ve sağlam yapılı tekne : layter
    altı mayıs’ta yapılan geleneksel bayram : hidrellez
    altı yüzlü dikdörtgen : küp
    altıkardeş takım yıldızı : zatülkürsi
    altın : zer
    altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş : dibo
    altın, gümüş gibi madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi : ayar
    altının latince adı : airum
    altınkökü : ipeka
    altmış beş santimetre boyunda bir uzunluk ölçüsü : endaze
    altmış dakikalık zaman birimi : saat
    altmış saniye : dakika
    alüvyon : liğ
    alyuvar : eritrosit
    am simgeli element : amerisyum
    ama : darir, görmez, kör
    ama, fakat, ancak : lakin
    amaç : erek, gaye
    amaç, gaye : erek
    amaç, maksat : gaye
    amaçsız : gayesiz
    amade : anik, hazir
    amasya’nın ilçeleri : göynücek, gümüşhaciköy, hamamözü, merzifon, suluova, taşova
    amatör olma durumu : amatörlük
    ambar : kiler
    amca : emmi
    amel : diyare, ishal, ötürük, sürgün
    amel : iş
    amele : işçi
    amelelik : işçilik
    ameliyat yapan hekim, cerrah : operatör
    amerika birleşik devletleri (kısaca) : abd
    amerika birleşik devletleri halkından olan kimse : amerikali
    amerika kabilelerinden bazılarının hindistan cevizi suyunu kaynatıp yaptıkları içki : ka
    amerikalı : yanki
    amerikan armudu da denilen bir meyve : avukado
    amerikan devesi : lama
    amerikan istihbarat teşkilatı : fbi
    amerikan pamuğu : akala
    amerikan uzay örgütü (kısaca) : nasa
    amil : etkin
    amil : etken, etmen, faktör
    amiral yetkisiyle görevli deniz subayı : komodor
    amiralden bir rütbe küçük deniz subayı : visamiral
    amirler : ümera
    amme : kamu
    amonyak tuzu : nişadir
    amorf : şekilsiz
    ampul yuvası : duy
    an : lahza
    ana : anne, asil, baz, esas, temel, valide
    ana ile dölüt arasında kan alışverişini sağlayan organ : etene
    ana para : kapital
    ana, baba ve çocuklardan oluşan topluluk : aile
    ana, esas : temel
    ana, temel : esas
    anadolu ajansı (kısaca) : aa
    anadolu beyliklerinde donanmada kullanılan asker : azap
    anadolu karasının batıdaki en uç noktası : bababurun
    anadolu’da hüküm sürmüş eski bir medeniyet : eti
    anadolu’nun birçok yöresinde ve düğünlerde yapılan güreşe verilen ad : gencer
    anadolu’nun kapılarını türk’lere açan selçuklu hükümdarı : alparslan
    anafor : girdap
    anahtar : açar, açki
    anahtarla açılan kapı düzeneği : kilit
    analiz yapan kimse : analist
    analog karşıtı : dijital
    anamal : kapital
    anasına düşkün olan : anacil
    anasır : unsurlar
    anavatan : anayurt, özyurt
    anayoldan ayrılan yolun başlangıç noktası : sapak
    anayurt : anavatan, vatan
    andora’nın başkenti : andorra la vella
    andre malraux’un bir romanı : umut
    ane : kasik
    anemon : manisa lalesi
    angola’nın başkenti : luanda
    angola’nın para birimi : esküdo
    anı : hatira
    anık : hazir
    anılar : hatiralar
    anılar : hatirat
    anımsama yazısı : not
    anında, şipşak : alaminüt
    anıt : abide
    anıtkabir : mozole
    anıtkabir’i yapan mimar : emin onat, orhan arda
    anıtmezar . mozole
    anıtsal : abidevi
    ani : aniden, ansizin, birdenbire
    anjin : boğak
    anka : yad
    ankara’nın ilçeleri : altindağ, çankaya, etimesgut, keçiören, mamak, sincan, yenimahalle, urt, ayaş, bala, beypazari,
    lidere, çubuk, elmadağ, evren, gölbaşi, güdül, haymana, kalecik, kazan, kizilcahamam, han, polatli, şereflikoçhisar
    ankara’nın ünlü oyun havası : misket
    ankebut : örümcek
    anket : sorguç
    anlak : zekâ, zeyreklik
    anlak, feraset : zeka
    anlam : mana, meal
    anlam aykırılığı, çelişme, çelişki : tenakuz
    anlam, meal : mana
    anlama, kavrama gücü : zihin
    anlama, kavrama yeteneği fazla olan : kapasiteli
    anlama, öğrenme, kavrama ve çözme kabiliyeti : zeka
    anlamı güçlendirmek için iki sözcüğün yan yana kullanılması : ikileme
    anlamlı : manali, manidar
    anlamlı iz : im
    anlamlı, anlamı olan : manidar
    anlaşma : itilaf, uyuşma
    anlaşma, uyuşma : itilaf
    anlaşmazlık, ara bozma : nifak
    anlatım : ifade, mana
    anlayış : izan
    anlayış, sezgi, zeka (eski dil) : faraset
    anlayışsız, kalın kafalı : gabi
    anne : ana, valide
    anne ile cenin arasında kan alışverişini sağlayan organ : etene
    anne, baba ve çocuk topluluğu : aile
    annelik : validelik
    annenin erkek kardeşi : dayi
    anons : duyuru
    ansızın : ani, birdenbire
    ansızın ortaya çıkan tehlikeli durum : badire
    ansızın, birdenbire : aniden
    ant : kesem, yemin
    ant, kasem : yemin
    ant, yemin : ahit
    antalya (kısaca) : ant
    antalya’da bir plaj : lara
    antalya’da turistik bir bölge : side
    antalya’nın ilçeleri : akseki, alanya, elmali, finike, gazipaşa, gündoğmuş, ibradi, kale, kemer, korkuteli, kumluca,
    avgat, serik
    anten : duyarga
    antet : başlik
    antigua ve barbuda’nın başkenti : saint johns
    antlaşma : pakt
    anut : inatçi
    anyon : eksin
    apaçi : kizilderili
    apak : bembeyaz
    apansız : ani, aniden
    apaz : avuç
    aperatif : açar
    apolet : omuzluk
    apre makinesi : ram
    aptal : aliklaşma
    aptal, bön, avanak : enayi
    ar : haya, hicap, sanat, ut, utanma
    ar simgeli element : argon
    ar, haya : namus
    ar, namus : haya
    ara : fasila, mesafe, uzaklik
    ara bozma, geçimsizlik, bozuşukluk : nifak
    ara yerde : arada
    araba lambası : far
    araba markası : lada
    araba vapuru : feribot
    arabçada “ben” : ene
    arabistan yarımadasının güneyinde bir devlet : yemen
    arabistan’da bir çöl : sina
    arabistan’da bir dağ : arafat, hira
    arabulucu : uzlaştirici
    aracı : vasita
    araç : vasita
    araç, aygıt : alet
    araçlar, aletler : levazim
    araçlarda hız kesme mekanizması : fren
    arak : ter
    aralarında evlilik olmayan kimseler arasındaki cinsel ilişki : zina
    aralık bir nesnenin her yanını bir şeye değdirerek üstünü onunla kaplamak : bulamak
    aranılan gerçeğe ulaştırabilecek iz : ipucu
    arap alfabesinde bir harf : cim603. arapça’da ilk harf : elif
    arap alfabesinin ilk harfi : elif
    arap sosyalist diriliş partisi (kısaca) : baas
    arap üslubunda : arabesk
    arap yarımadası’nda islâmiyet’ten önce yaşanan döneme verilen ad : cahiliye
    arap yarımadasında bir körfez : aden
    arap yazısında, bir ünsüzün dar, düz ve kısa okunacağını gösteren işaret : hare, hareke
    arapça şarkı : yalelli
    arapça’da “müslüman” : müslim
    arapça’da isimler : era
    araplarda müslümanlıktan önceki çağ : cahiliye
    araştırıp bulma : tedarik
    araz : ilinek
    arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren tahta : mira
    ardahan’ın ilçeleri : çildir, damal, göle, hanak, posof
    ardahan’ın ilçesi : damal
    ardiye : depo
    argo’da “baba” : peder
    argoda “amerikan doları” : tam
    argoda “asılsız söz, yalan” : tiraş
    argoda “bir kimsenin, emek vermeden sağladığı kazanç” : avanta
    argoda “bir lira” : papel
    argoda “çok sarhoş” : matiz
    argoda “çok sövmek” : kalaylamak
    argoda “esrar” : mal, od
    argoda “fiyaka, afi” : caka
    argoda “gösteriş, çalım” : afi
    argoda “gözetleme” : dikiz
    argoda “gülünç duruma düşme” : madara
    argoda “güzel, hoş” : bitirim
    argoda “hapishane” : kodes
    argoda “hile” : madik
    argoda “para” : papel
    argoda “parasız kimse” : zil
    argoda “rakı” : imamsuyu
    argoda “tutukevi” : dam
    argoda “tuvalet, wc” : kenef
    argoda “vurgun” : voli
    argoda “yalan söylemek” : atmak
    argoda “yalan, palavra” : martaval
    argoda “yalan” : tiraş
    argoda “yok kalmadı” : mafiş
    argoda “yok” : nanay
    argoda “yol, yöntem” : racon
    arı : saf
    arı kovanı : petek
    arık : zayif
    arılara barınak olarak yapılan, türlü biçimdeki tahta sepet ya da sandık : kovan
    arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde : kirebolu
    arıtıcı : deterjan
    arıtılmış : refineli
    arıtılmış, saflaştırılmış : rafine
    arıtım : rafine
    arıtım evi : rafineri
    arıza : engebe
    ari : çiplak, yoksun
    arifa : öngün
    aristogratik yönetim biçimi : oligarşi
    aristokrat : asil, soy
    aritmetik : hesap
    ariyet : ödünç
    arjantin’in başkenti : buenos aires
    arjantin’in para birimi : pezo
    arjantin’in uluslar arası plaka işareti : r
    ark : şerare
    arka karşıtı : ön
    arka, geri : art
    arkadaş, yakın dost : yaren
    arkadaş, yol arkadaşı, yoldaş : refik
    arkadaşlık, yol arkadaşlığı, yoldaşlık : refakat
    arkalıksız bir tür sandalye ya da iskemle : tabure
    arkası kesilmeksizin sürme, art arda gelme : tevali
    arkeoloji : kazi bilimi
    arma, lego : marka
    armoni kurallarına göre üst üste bindirilmiş sesler : akor
    armonika : mizika
    arnavutluk’ta bir göl : ohri
    arnavutluk’un başkenti : tiran
    arnavutluk’un para birimi : lek
    arnavutluk’un uluslar arası plaka işareti : al
    arorat kamışı : maranta
    arsız sokak çocuğu : kopil
    art, peş : geri
    artı : pozitif, zait
    artı uç : anot
    artık, artan, geri kalan, kalıntı : bakiye
    artırma : zam
    artırma şeklinde yapılan satış, müzayede : mezat
    artırma, ilave etme : zam
    artist : sanatçi
    artma, artım, çoğalış : artiş
    artma, çoğalma, büyüme : nema
    arttırma, eksiltme : ihale
    artvin’in eski adı : livane
    artvin’in ilçeleri : hopa, arhavi, ardanuç, borçka, murgul, şavşat, yusufeli
    arz : sunma
    arzu : dilek, emel, istek
    arzu etme : dileme, isteme
    arzu, istek : dilek, emel
    arzulu : istekli, talip
    as simgeli element : arsenik
    asa : baston
    asab : sinirler
    asabi : sinirli
    asabiyet : sinirlilik
    asalak bir böcek : bit, kene, pire
    asalet : soyluluk
    asar : yapitlar
    asarak öldürme cezası : ip
    asayiş : güvenlik
    asetat : saydam
    asetik asitin tuzu ve esteri : asetat
    asgari : enaz, minimum
    asık suratlı, somurtkan kimse : abus
    asıl : ana, baz, esas, temel
    asıl addan başka sonradan takılan veya yakıştırılan ad : lakap
    asırlık : yüzyillik
    asırlık bir ağaç : çinar
    asi : başkaldiran, isyanci, isyankar,
    asi olma durumu, isyan etme : asilik
    asil : aristokrat, soylu
    asilik : isyankarlik
    asimile : soyutlama
    asit : hamiz
    asker : çeri
    asker azığı : tayin
    asker bıçağı : kasatura
    asker kemeri : palaska
    asker paltosu : kaput, parka
    asker ve askerlikle ilgili : askeriye
    asker yemeği : karavana
    askeri bir birlik : alay, bölük, tabur, tugay
    askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan toprak siper : metris
    askerin su kabı : matara
    askerin yemek kabı : karavana
    askerler : erat
    askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı : başibozuk
    askerlik çağı : esnan
    askerlikte “yürü” komutu : arş
    asla : katiyen
    asla ait olmayıp, kısımlara müteallik olan : feri
    aslan, at saçı : yele
    aslına uygun olan, gerçek olan : hakiki
    aslında, esasında; aslından, temelinden : esasen
    asma bitinin yol açtığı bağ hastalığı : filoksera
    asma fasulye gibi sarılgan bitkilerin tutunması için dikilen sırık : herek
    asma kütüğü : tevek
    asri : modern
    ast : madun
    astarlık kumaş : sof
    astronomi : gökbilim
    astronot : uzay adami
    asude : dingin, sessiz
    asuman : gökyüzü
    asur’un başkenti : ninova
    asvalt’ın ana maddesi : katran
    asya ile avrupa’yı ayıran sıradağlar : ural
    asya’da bir ada ülkesi : srilanka
    asya’da bir göl : aral
    asya’da bir ülke : irak, nepal, tibet
    asya’da bir yarımada : kore
    asya’da sıra dağlar : ural
    asya’da yüksek sıradağlar : himalaya
    asya’nın doğusu ve güney doğusuna verilen ad: uzakdoğu
    asya’nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür erkek ceylanın karın derisi altındaki bir bezden çıkarılan güzel kokulu madde :
    misk
    aş : yemek
    aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı : kalafat
    aşama : etap
    aşama : kademe, merhale
    aşama, kademe : basamak
    aşamalı : dereceli
    aşamasız asker : er, nefer
    aşevi : imaret, lokanta
    aşı boyası : okr
    aşı yapmak : aşilamak
    aşık kemiği (eski dil) : kap
    aşık ve bilye oyunlarında kullanılan içi oyulup kurşun akıtılarak ağırlaştırılmış boyalı kemik : akat
    aşırı bezginlik ve sızlanma anlatan bir ünlem : elaman
    aşırı derecede yemek yiyen, pisboğaz : obur
    aşırı gelişmiş, çok iri yarı : azman
    aşırı güçlük ve sıkıntı, üzgü : eziyet
    aşırı sevgi ve bağlılık duygusu : aşk
    aşina : tanidik
    aşiret : oymak
    aşk : sevi
    aşk tanrısı : eros
    at alıp satma ya da yetiştirme işi : cambazlik
    at ayaklığı : nal
    at simgeli element : astatin
    at tüyünün rengi : don
    at üretilen çiftlik : hara
    at üstündeki matador : pikador
    at ya da araba uşağı : ispir
    at yarışı oyunu : ganyan
    at yarışlarında atların dolaştırılarak meraklılara gösterdikleri iple çevrili özel yer : padok
    at yavrusu : tay
    at, aslan gibi bazı hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan uzun kıllar : yele
    at, öküz gibi hayvanların tırnaklarına çakılan demir parçası : nal
    at, öküz üzerinde durabilme oyunu : rodeo
    ata : baba, cet, peder
    ata binmek için kullanılan demir halka : üzengi
    ata sporumuz : güreş
    atak : cüretkar
    atalet : durgunluk, tembellik
    atama : tayin
    atar damar : arter
    atardamarda duyulan kalp atışı : nabiz
    atardamarın kan pıhtısı ile tıkanması : enfarktüs
    atasözü : sav
    atatürk kültür merkezi (kısaca) : akm
    atatürk’ün doğduğu kent : selanik
    atatürk’ün kız kardeşi makbule hanımın soyadı : atadan
    ateş : nar, od
    ateş renginde : ateşi
    ateş tutmaya yarayan metal araç : maşa
    ateşe tapan : mecus
    ateşkes (eski dil) : mütareke
    ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan ayıcı, katı madde : barut
    ateşli silahlar kullanılarak yapılan spor : aticilik
    ateşli silahlarda ateşleme mekanizması : tetik
    ateşli taraftar : fanatik
    ateşli, coşkulu : ateşin
    ateşte kızartılmış taze buğday ya da mısır : ütme
    atı yönetmek için ağzına takılan demir araç : gem
    atık : posa
    atıl : tembel
    atılgan, gözü pek : acar
    atılım : hamle
    atın alnından geçen ve iki kayışla başlığa bağlanan koşum parçası : alinsalik
    atın başına ve boyuna takılan süsler : oyan
    atın bir türlü hızlı yürüyüşü : eşkin
    atın bir yürüyüşü : tiris
    atın eşkin yürüyüşü : link
    atın kısa adımlarla hızlı yürüyüşü : tiris
    atışta hedefi vurma : isabet
    ati : gelecek, istikbal
    atik : cüretkar, çalak, çevik
    atkı : kaşkol
    atlantiği aşan gemi : transatlantik
    atların alınlarında bulunan beyaz leke : akitma, sakar
    atlas : saten
    atlas gibi parlak, pamuklu kumaş : saten
    atletizmle uğraşan kimse : atlet
    atlı : süvari
    atlı postacı, ulak : tatar
    atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş : muymul
    atmosfer tabakası : ozon
    atol : mercanada
    atom bombası atılan bir japonya kenti : hiroşima
    atölye : işlik
    au simgeli element : altin
    av : şikar
    av kuşlarından biri : çil
    av, av hayvanı : şikar
    ava alıştırılamayan bir cins doğan : esperi
    avalim : alemler
    avanak : enayi
    avanaklık : enayilik
    avantaj : üstünlük
    avare : aylak
    avcı çantası : celbe
    avcılar için göl kenarında yapılmış kulübe : becene
    avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, evsin : öneze
    avcının av beklediği yer : özene
    avı çok olan yer : avlak
    avlanmayı seven : avci
    avlu : hayat
    avrupa atom birliği (kısaca) : eag
    avrupa ekonomik topluluğu (kısaca) : aet
    avrupa futbol birliği (kısaca) : uefa
    avrupa para birimi : euro
    avrupa topluluğu (kısaca) : at
    avrupa, asya ve afrika’ya topluca verilen ad : eskidünya
    avrupa’da bir akarsu : ren
    avrupa’da bir asalet ünvanı : marki
    avrupa’da bir başkent : atina, tiran
    avrupa’da bir dağ keçisi türü : şamua
    avrupa’da bir nehir : ren, tuna
    avrupa’da bir ulus : fin, macar, rumen
    avrupa’da bir yarımada : iber
    avrupalı : frenk
    avrupalıların çin devlet memurlarına verdikleri ad : mandarin
    avuç : apaz
    avuç içi : aya
    avuç içi ile sürtme : ayalama
    avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktar : tutam
    avukatlar birliği : baro
    avukatların meslek kuruluşu : baro
    avustralya yerlilerine verilen ad : aborijin
    avustralya’da bir ada : yeni gine
    avustralya’da yaşayan bir cins devekuşu : emu
    avustralya’nın başkenti : canberra
    avustralya’nın para birimi : dolar
    avustralya’nın uluslar arası plaka işareti : aus
    avusturya’nın başkenti : viyana
    avusturya’nın para birimi : şilin
    ay (eski dil) : mah
    ay : kamer
    ay takvimimim 9. ayı : ramazan
    ay’ın etrafında bazı zamanlarda görülen ışıklı halka, ayla, ağıl : hale
    ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm : konç
    ayağı korumak için giyilen ayak giyeceği, pabuç : ayakkabi
    . ayağı sekili at : alabacak
    . ayağın toparlakça olan alt bölümü : topuk
    . ayağın üst kısmı : bacak
    . ayak (eski dil) : pa
    . ayak : pa, kadem
    . ayak direme : inat
    . ayak direyen : musir
    . ayak ile kalça arası : bacak
    . ayak ve ayak tırnakları bakımı : pedikür
    . ayak, adım : kadem
    . ayakkabı : papuç
    . ayakkabı boyama : lostra
    . ayakkabı çekeceği : kerata
    . ayakkabı kalıbının çapı : lorta
    . ayakkabı yüzü yapımında kullanılan dana derisinden sahtiyan : vidala
    . ayakkabıların altına çakılan çivi : nalça
    . ayakkabıların altına çakılan iri başlı çivi : kabara
    . ayakkabıların üst yüzünün ön tarafında dikişle ayrılan burun bölümü : maskarata
    . ayakkabının saya dikişi : patuma
    . ayakkabının yumuşak olan üst bölümü : saya
    . ayakla vuruş : tekme
    . ayaklı içki kadehi : ayag, eyag, piyale
    . ayaklık : pedal
    . ayakta durmak . dikilmek
    . ayaküstü içki içilen meyhane : bar
    . ayakyolu : abdesthane, hela, hemşa, kabine, kademhane, memişhane, tuvalet, yüznumara
    . ayan : belirgin
    . ayça : hilal, yeniay
    . aydın civarında antik kent : milet
    . aydın’ın ilçeleri : bozdoğan, buharkent, çine, germencik, incirliova, karacasu, karpuzlu, koçarli, köşk, kuşadasi, kuyucak,
    nazilli, söke, sultanhisar, yenihisar, yinipazar
    aydınlatma aracı : fener, mum
    aydınlatma gereci : lamba
    aydınlık, parlaklık, nur, ışık : ziya
    ayıklama : eleme
    ayılmış olan : ayik
    ayın çevresindeki ışık halkası, ayla : hale
    ayın ve kimi yıldızların dolayındaki ışık çevresi : ağil, ayla, hale
    ayıplama, takbih : kinama
    aykırı : ters
    aylak : avare
    aylandız : kokar ağaç
    aylık : maaş
    aylık, aylık olarak : mahiye
    ayn : göz
    ayna gibi nesneleri parlatan cila : saykal
    aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince metal tabaka : sir
    aynaz : bataklik
    aynı adlı çiçekten elde edilen ispirtolu esans : lavanta
    aynı ahır adına koşan yarış atlarına verilen ad : eküri
    aynı amacı güden kişiler arasındaki çekişme, yarışma, yarış : rekabet
    aynı batında doğan iki kardeş : ikiz
    aynı çizgi üzerinde olma durumu : hiza
    aynı düzeyde olan : hemzemin
    aynı isimde olan : adaş
    aynı meslekten olanların meydana getirdiği esnaf kuruluşu, esnaf birliği : lonca
    aynı sırada olan : hiza
    aynı söz dizinsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağıntısı kuran öğelerin oluşturduğu
    bütün : paradigma
    aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu : trup
    aynı vatandan olanların birbirlerine göre durumu : vatandaş
    aynı, eş : ikiz
    ayrı cinsten : heterogen
    ayrı tutulmuş : muaf
    ayrıcalık : iltimas
    ayrık bacaklı : apalak
    ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme : veda
    ayrılırken esenlik dileme : veda
    ayrılış, ayrılık : firak, veda
    ayrılma, bırakma : terk
    ayrıntı : detay
    ayrıntılı : detayli
    az : cüzi, ufak, yetersiz
    az alkollü bir içki : bira
    az bulunur : nadir
    az görülen şey : nadiren
    az miktarda : biraz
    az olmayan : çok
    az pişmiş yumurta, rafadan : alakok
    az simgeli element : azot
    az soğuk : serin
    az tavlı toprak : aladarbiz, alatav
    az tavlı, yarı yaş, yarı kuru olan (toprak) : alatav
    az yakılmış şeker : karamel
    az yiyip az uyuma ve sürekli ibadet ederek nefsi terbiye etme : riyazet
    az, az bulunur : kit
    aza : üye
    azade : başiboş, serbest
    azalık : üyelik
    azami : maksimum
    azar : itap, papara, paylama
    azarlama, başa kakma, serzeniş : takaza
    azarlama, göz dağı : zilgit
    azat : saliverme
    azerbaycanlı, azerbaycan halkından : azeri
    azeri çalgısı : tar
    azgın, saldırgan : kuduruk
    azık : nevale
    azim, gayret : çaba
    aziziye tabyası kahramanı : nene hatun
    azlık, seyreklik : nedret
    azman bir midye türü : pines
    azot’un başka bir adı : nitrojen


    Last edited by birbilsen; 23-09-2012 at 05:07 PM.

  2. #2
    Misafir
    Guest



    Posta gazetesindeki çengel bulmacaların biri kolay oluyor biri zor nedense, ama zamanla tüm çengel bulmacaları çözer oldum..



  3. #3
    Misafir
    Guest

    benim bulmacam




    çok güzeelllllllllllllllllllllllllllllllllllll



  4. #4
    posta çengel bulmaca
    Guest



    Posta gazetesi çengel bulmacanın müptelasıyım bende her gün çözmeye çalışıyorum iç sayfadaki olan çengel bulmaca daha kolay çözüyorum çözemediğimi de bir sonraki gün posta gazetesi çengel bulmacanın çözümünden tekrar dolduruyorum posta bulmaca ekine..



  5. #5
    meryem
    Guest



    hiç beğenmedim



  6. #6
    berfin polatlı
    Guest

    Unhappy




    Alıntı Misafir aslen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Posta gazetesindeki çengel bulmacaların biri kolay oluyor biri zor nedense, ama zamanla tüm çengel bulmacaları çözer oldum..
    ardıklarımın bazıları yok malesef



+ Konuya Yorum Yap

LinkBacks (?)

  1. 08-03-2013, 03:32 PM
  2. 06-02-2013, 10:36 AM
  3. 18-01-2013, 08:10 PM
  4. 01-01-2013, 10:43 PM
  5. fizik
    Refback This thread
    19-12-2012, 12:26 PM
  6. 04-12-2012, 09:54 PM
  7. 03-12-2012, 09:35 PM
  8. 23-11-2012, 03:12 PM
  9. 25-10-2012, 07:23 PM
  10. 25-10-2012, 07:21 PM

Benzer Konular

  1. Yanıtlar: 3
    Son Mesaj: 01-04-2012, 10:25 PM
  2. Yanıtlar: 2
    Son Mesaj: 01-04-2012, 05:24 PM
  3. Yanıtlar: 2
    Son Mesaj: 01-04-2012, 05:24 PM
  4. Yanıtlar: 2
    Son Mesaj: 01-04-2012, 05:23 PM
  5. Yanıtlar: 0
    Son Mesaj: 25-07-2011, 12:08 PM

Bu Konu İçin Etiketler

Bookmarks

Mesaj İzinleri

  • Yeni Konu Gönderebilirsiniz
  • cevap gönderebilirsiniz
  • Eklenti Gönderemezsiniz
  • Mesajınızı gönderemezsiniz
  •