Bir basketbol oyuncusu için sahada hareket edebilmek çok önemlidir. Sahada topla birlikte hareket edebilmek için basit olarak topu sektirmek gerekir. Top sektirmek aslında tüm çocukların oyun olarak çeşitli dönemlerde uyguladıkları bir hareket şeklidir. Ancak bunu basketbola uyarladığımızda işin içine pek çok teknik detay girmektedir.

Driplingi, yani top sektirmenin “ basketbolcası ”nı doğru olarak öğrenmek ve uygulamak, bir basketbol oyuncusu için, diğer basketbol oyuncularıyla arasındaki farkı yaratan önemli bir unsurdur. İyi dripling yapan bir oyuncu kolunun tüm bölümlerini, yani dirseğini, el bileğini ve parmaklarını nasıl kullanması gerektiğini bildiği gibi, topun kendi enerjisinden de nasıl faydalanması gerektiğini bilir. Bu özellikleriyle de diğer oyunculardan hemen ayırt edilir. Bunları bilen ve refleks haline getirmiş bir oyuncu dripling yaparken saha zemininde adeta kayar.

Bazı oyuncular topu “ sektirir ”, bazı oyuncularsa “ dripling yapar ”. Bu farkı yaratmak için dikkat edilmesi gereken noktaları önemle ve ısrarla belirten, oyuncunun vücuduna bu alışkanlığı refleks olarak kazandırmak için yapılması gereken çalışmaları sıklıkla tekrar ettiren kişi ise, her yaptığı çalışmada “ detaya inen ” antrenördür. Çünkü bu tip antrenörler bilirler ki “ bütünü oluşturan ayrıntılardır ! ”

Her basketbol antrenörü, driplingin basketbolun en kolay öğrenilen ve öğretilen tekniği olduğunu düşünür. Ancak bana göre bu büyük bir yanılgıdan ibarettir. Çünkü konunun giriş kısmında da belirttiğim gibi “ top sektirmek ” ile “ dripling yapmak ” arasında çok büyük farklılıklar vardır.

Top sektirmek gelişigüzel yapılan bir hareket iken, dripling yapmak oyuncunun sahada top elindeyken hangi hızla hareket edeceğini belirleyen önemli bir etkendir. Dripling yaparken el ve kolun driplingin her aşamasında hangi pozisyonda olacağı, topun hangi yüksekliğe çıkması gerektiği, topa nasıl temas edilmesi gerektiği ve topun yere hangi şiddetle itileceği gibi hususlar driplingin kalitesini belirleyen noktalardır.

Dripling öğretmeye başladığınızda bir antrenör olarak öncelikle dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, dripling çalışmasının adımlanmasıdır. Bu adımlamayı tarif etmek gerekirse:

1. Topu tutma – Topa temas
2. El bileğinin hareketi
3. Dirseğin hareketi

Yukarıda da belirttiğim gibi ilk öğrenilmesi gereken şey, oyuncunun topa nasıl ve elinin neresiyle temas etmesi gerektiğidir. Bu konudaki detaylı bilgiyi parmak ucu kontrol sayfasında bulabilirsiniz. Bu sebeple dripling öğretiminin 1. adımı olan TOPU TUTMA ve TOPA TEMAS konusunu her antrenman çalışmakta ve oyuncular bu çalışmaları yaparken onlarla birebir yakından ilgilenip hatalarını sürekli düzeltmekte fayda var.

DRİPLİNG’DE EL BİLEĞİ VE DİRSEĞİN HAREKETLERİ

Bu konu da aynı topa temas ve topu tutma konusu gibi basketbola yeni başlamış olan sporculara öğretilirken son derece dikkatli ve ayrıntılara odaklanılarak üzerinde durulması gereken bir konudur. Topu doğru tutmayı ve topa doğru temas etmeyi tam olarak öğrenememiş çocukların bu basamağa geçmesi ise yarar yerine zarar getirecektir. Çünkü yanlış alışkanlığı vücutlarına refleks haline getirebilirler. Bu bakımdan bu aşamaya geçmeden önce geçen ay belirttiğimiz çalışmaları sıkça yapmakta ve çocuklarda doğru alışkanlığı refleks haline getirtmekte fayda vardır.

Öncelikle el bileği ile başlayalım. El bileği ister dripling yapsın, ister pas atsın, isterse de şut atsın, hep aynı hareketleri yapacaktır. Bu hareket bilimsel ifadeyle, el bileğinin sagital planda flexion ve extansion yapması olarak tanımladığımız ve kolumuzu düz yukarıya doğru uzattığımızda el bileğinin öne ve arkaya doğru yaptığı hareketleri tanımlar. El bileği gerek flexionu gerekse de extansionu 85 ~ 90 o civarında bir açı ile yapabilir. Bu hareketleri doğru tekrarlayarak refleks haline getirmemiş bir oyuncunun dripling, pas ve şut hareketlerini doğru uygulaması beklenemez. Bu sebeple bu konunun üzerinde önemle durmak ve inşaatın temelini sağlam atmak gerekir. İlk olarak dikkat etmemiz gereken nokta ise doğru anlatımı yapabilmektir.

Topu elimizden dripling yapmak için çıkartırken (pas yada şut olarak da olabilir, ancak konumuz dripling) elimiz bileğimizden içeri doğru kıvrılır. (Yani sagital planda flexion yapar) Bu hareket sırasında top sırasıyla baş parmaktan, serçe parmağımızdan, yüzük parmağımızdan, orta parmaktan ve en son olarak da işaret parmağımızdan ayrılır. Bu sebeple işaret parmağı topun gideceği yönü de işaret eder. Örneğin şut atarken işaret parmağımız nereyi gösteriyorsa top oraya gidecektir. Aynı kural dripling yaparken yada pas atarken de geçerlidir. Bu bakımdan oyuncuların öncelikle bunu benimsemeleri gerekir. Bunu yapabilmek için bu çalışmaları doğru tekrarlarla sürekli çalışmamız gerekir.

El bileğinin hareketlerini öğretmek için yapılacak çalışmalara örnek vermek gerekirse:

1. Oyuncularınızı uzun oturuş pozisyonunda yere oturtun. (Bacakları ileri uzatarak oturuş) Bu sırada ayaklar birbirine değecek ve ayak parmakları tavanı gösterecek pozisyonda olmalılar. Oyuncular sağ ve sol elleriyle sadece el bileğini kullanarak dripling yapmaya başlarler. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Top ayakların hemen yanında sektirilmeli.
b. Kol ileriye doğru uzatılmalı, dirsek ve omuz eklemi hareket etmemeli.
c. Parmaklar açık olmalı ve topa temas hususunda belirttiğimiz noktalara (Kasım 2006 – Sayı 51) dikkat edilmeli.
d. Oyuncuların kolları yorulduğunda (Yaklaşık 30~60 sn dayanabilirler) el değiştirilmeli.
2. Aynı hareketi duvarda tekrarlamak. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Oyuncunun duvarla arasındaki mesafe, kolunun zemine yaklaşık 15 ~ 20 o civarında bir açı ile duracağı şekilde olmalıdır. (Normal bir adımla geri gelmesi bu açıyı sağlayacaktır)
b. Kol yukarıya doğru uzatılmalı, dirsek ve omuz eklemi hareket etmemeli.
c. ve d. maddeleri 1. çalışmada belirttiklerimizle aynı.
3. Sadece el bileği kullanılarak yapılan ball handling çalışmaları. (Örneğin küçük driplinglerle bacak arasından sekiz çizme, bu noktada gelişim için yararlı bir çalışmadır) Bu çalışmalar sırasında da yine yukarıda belirttiğimiz hususlara dikkat edilmesi gerekir.

Dripling sırasında vücudumuzda kullandığımız bir başka bölüm de dirsek eklemidir. Dirsek eklemi aynı el bileğinde olduğu gibi bilimsel ifadeyle sagital planda flexion ve extansion yapar. Flexion açısı 180 ~ 80 o arasında iken, extansion açısı genellikle 10 o yi geçmez. (Ekleme göre değişiklik gösterse de en fazla 15 o derece) Dirsek eklemi topu yukarı alırken flexion, topu yere iterken flexiondan extansion yapar. Aynı el bileği çalışmalarında yada topa temas çalışmalarında olduğu gibi dirseğin hareketlerini de oyuncularımızda bir refleks haline getirmek gerekir.
Dirseğin flexionu ve extansionu dripling için önemli bir harekettir. El bileği topu yere itmeden önce dirsek ekleminin flexiondan extansiona doğru yaptığı hareket ile triceps kası yardımıyla top yere itilir. Hareket sonucunda el yere yaklaştıkça el bileği de flexion yaparak topu yere doğru, üst koldan gelen kuvvete eşlik ederek iter. Bu iki eklemin hareketi son derece koordineli olmak durumundadır. Bu sebeple çok ve doğru çalışılarak pekiştirilmesi gerekir. Bu durumu resimlerle açıklamak gerekirse:
Dirsek ekleminin el bileği ile koordineli olarak yapması gereken hareketleri öğretmek için yapılacak çalışmalara örnek vermek gerekirse:

1. Oyuncular oldukları yerde ayakta durarak dripling yaparlar. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Top vücudun çaprazına vurulmalı.

b. Dirsek eklemi ve el bileği yukarıda anlatıldığı şekilde koordineli olarak çalışmalı.
c. Parmaklar açık olmalı ve topa temas hususunda belirttiğimiz noktalara (Kasım 2006 – Sayı 51) dikkat edilmeli.
2. Stance pozisyonunda yada iskemle veya bankta oturarak alçak dripling. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar, ayakta durarakyapılan çalışma ile aynıdır.

Tüm bu çalışmalar sırasında ister sağ ister sol el olsun her iki elimizin bileği de topu kullanırken aynı hareketi yapacağından her iki el için de eşit oranda çalışma zamanı yaratmak gerekir.
DRİPLİNG NASIL YAPILMALI VE TOPUN ENERJİSİNDEN NASIL FAYDALANABİLİRİZ?

Bu konu da, ilk iki konumuz gibi basketbola yeni başlamış olan sporculara öğretilirken son derece dikkatli ve ayrıntılara odaklanılarak üzerinde durulması gereken bir konudur. İlk iki konumuzu, yani topu tutma ile eklem hareketlerini tam olarak öğrenememiş çocukların bu basamağa geçmesi, diğer hususlarda olduğu gibi yarar yerine zarar getirecektir. Yanlış alışkanlığı vücutlarına refleks haline getirmemek için bu aşamaya geçmeden önce kasım ve aralık sayılarında belirttiğimiz çalışmaları sıkça yapmakta ve çocuklarda doğru alışkanlığı refleks haline getirtmekte fayda vardır.

İlk olarak açıklamamız gereken nokta, konu başlığımızı oluşturan nasıl dripling yapılmalı ve topun enerjisinden nasıl faydalanabiliriz sorularının aynı aşamada ve birlikte cevaplanarak, bu iki konunun birbirlerinden ayrılamayacağı ve birlikte öğretilmesi gerektiğidir. Öncelikle gözlerimizi kapatıp dripling sırasında olan biteni aklımıza getirelim. Bir oyuncu top eline her değdiğinde onu tekrar yere itme eğilimindedir. Bu sebeple top elimizden çıkıp yere gider, yerden seker ve tekrar elimize geri döner. Bu aşamada, topun yerden sektikten sonra bağımsız olarak yaptığı hareketi incelemek gerekir.

Resim 1
Top yerden sektikten belli bir süre sonra yer çekiminin etkisiyle yeniden düşüş eğilimine geçecek ve yere doğru hareket edecektir. (Resim 1) Dripling yaparken çoğu oyuncu bunu topla yaptıklarının ve topun da bir enerji ürettiğinin farkında değildir. Üretilen bu enerji topun fiziksel yapısından ve içine sıkıştırılmış havadan kaynaklanmaktadır. Bu sebeple bu enerjiden faydalanıp daha az kuvvet harcayarak dripling yapmak yerine, daha fazla kuvvet sarf ederek kendilerini yormayı tercih etmektedirler. Nasıl ki sahada hareket ederken, yada savunma yaparken çoğu antrenör oyuncularına “enerjinizi boşa harcamayın” diyorsa, aynı şekilde bazı temel teknikleri de uygularken kuvvetimizi ekonomik kullanma zorunluluğumuz bulunmaktadır.
Bu bilgiyi de verdikten sonra durumu özetleyelim. Yine resim 1’de görebileceğiniz gibi topun yukarı çıkışının bitip aşağı düşüşe başladığı an kırmızı çizgilerle işaretlenmiştir. Topun bu ana gelinceye kadar elimizle temas halinde olması gerekmektedir. Bu temasın tek sebebi, topun sürekli kontrol altında tutulmasıdır. Bu teması gerçekleştirebilmek için topu yere ittikten sonra elimizin, topu yere en yakın yerde beklemesi ve top yukarı çıkma eğilimindeyken topa temas etmeye başlayarak, tekrar aşağı düşme eğilimine geçene kadar da toptan ayrılmaması gerekir. Bu anda (Resim 1’de kırmızı çizgilerle işaretlenmiş anda) elimiz topu yere itmeye başlamalıdır.

Bu itiş anında top aşağıya doğru hareketleneceğinden, topla en uzun süre teması koruyabilmek için, topu yere en yakın yerde elimizden çıkarmalı ve yine yere en yakın yerde beklemeliyiz. (Resim 2) Bunu kısaca “EL TOPU TAKİP EDECEK” cümlesiyle oyuncularımıza kodlamalı ve daha önceki iki konuda anlattığımız gibi “TOPU SIKI TUT”, “TOPU ÇAPRAZA VE SERT VUR” komutlarıyla birlikte kullanmalı ve çalışmaları yaparken daha önce öğrettiklerimizden ayırmamalıyız.


Yukarıda da belirttiğimiz gibi işin anahtarı, Resim 1’de görülen kırmızı çizgilerle belirlenmiş anda topu itmekten geçer. Böylelikle topu yere iterken kolumuzun (dirsek ve el bileği eklemini hareket ettiren kas grupları) mümkün olan en az enerjiyi harcayarak bu işi gerçekleştirmiş olmanın yanında, mümkün olan en fazla sürede topa temas ederek topu kontrol altında tutmuş oluruz.

Topun enerjisinden faydalanmayı öğretmek için yapılacak çalışmalara örnek vermek gerekirse:

NOT: Bu uygulamayı öğretirken, kasım ve aralık sayılarında anlattığımız topa temas, el bileği ve dirseğin hareketleri konuları ile birlikte topun çapraza vurulması hususunu da beraberce işlememiz gerekmektedir.

1. Oyuncularınızı uzun bir banka oturtun. Bu sırada ayaklar birbirine değecek veya çok az açık olacaktır. Ayak parmakları ise ileriyi gösterecek şekilde ve normal bir oturuşta olduğu gibi ayaklarımızı altımıza çekmeden önde tutmalıyız. Bu durumdayken dizlerimizde önde olacağından çalışma sırasında topun çapraza vurulması kaçınılmaz olacaktır. Oyuncularımızı oturturken aralarına en az bir kişi daha oturtabilecek mesafeyi bırakmayı da ihmal etmeyin ki çalışma sırasında topları birbirlerine çarpmasın. Oyuncular sağ ve sol elleriyle hem el bileğini hem de dirseklerini kullanarak dripling yapmaya başlarlar. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Top ayakların hemen yanında sektirilmeli. (Bu tarif topun çapraza vurulmasını sağlar)
b. Elimiz topu yere sert gönderdikten sonra tekrar yerden alıp omuz hizasına kadar çıkarmalı. (Bu tarif ise topun yere düşme eğilimine geçmeden tekrar yere itilmemesini sağlar)
c. Top düşüş eğilimine geçmeden tekrar yere itilmemeli.
d. Oyuncuların kolları yorulduğunda (Yaklaşık 30~60 sn dayanabilirler) el değiştirilmeli.
2. Aynı hareketi ayakta durarak tekrarlamak. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Top mutlaka çapraza ve sert vurulmalı.
b. Kol ileriye doğru uzatılmalı ve omuz eklemi hareket etmemeli.
c. Elimiz topu yere sert bir şekilde gönderdikten sonra tekrar yerden alıp omuz hizasına kadar çıkarmalı.
d. Top düşüş eğilimine geçmeden tekrar yere itilmemeli.
e. Oyuncuların kolları yorulduğunda (Yaklaşık 30~60 sn dayanabilirler) el değiştirilmeli.

Şimdi hep beraber iyi bir antrenörün yapması gerekeni yapacağız ve geriye dönüp oyuncularımıza neler öğrettiğimize bir bakacağız. (Bunu takımımız için yaptığımızı düşünürsek, bu aşamada hatalar tespit ettiğimizde, bunları düzeltmek için tekrar o konulara geri dönmeliyiz ki oyuncularımız yanlış hareketleri vücutlarına refleks olarak oturtmadan doğruyu öğretebilelim)

1. Topa temas.
2. El bileği ve dirsek eklemlerinin dripling sırasında yaptığı hareketler.
3. Topu çapraza ve sert vurma.
4. Topun enerjisinden faydalanarak elin topu takip etmesi.

Bu dört konunun yeterince ve doğru olarak öğrenildiğinden emin olduğumuzda artık oyuncularımızın koşarak dripling yapmaya başlamalarının vakti gelmiş demektir. Bu aşamada en sık yapılan hata, oyuncuların koşu ile driplingi senkronize bir şekilde yapma eğiliminde olmalarıdır. Bunu örneklemek gerekirse, her sol adımda sağ el ile, her sağ adımda ise sol el ile dripling yapma en yaygın olarak karşılaşacağınız sorun olacaktır. Burada oyuncuların öğrenmesi gereken en önemli şey ise “DRİPLİNG YAPMAK İLE KOŞMAK ARASINDA BİR BAĞLANTI BULUNMADIĞI” olmalıdır. Koşu ilgili vücut kısımlarının (Alt ekstremiteler) diğer vücut kısımlarından bağımsız olarak yapması gereken bir harekettir. Dripling ise yine koşuda olduğu gibi, ilgili vücut kısımlarının (Üst ekstremiteler) diğer vücut kısımlarından bağımsız olarak yapması gereken ayrı bir harekettir. Bunu komut haline getirmek gerekirse kısaca “AZ DRİPLİNG ÇOK ADIM” olarak tarif edebiliriz.

Ancak beynimiz küçük yaşlarda refleks haline getirdiğimiz bazı alışkanlıkları vücudumuza yaptırma eğilimine girer. Bunu kısaca açıklamak gerekirse, düz koşu sırasında beynimiz vücut dengesini sağlayabilmek için sol adım ile sağ kolun, sağ adım ile sol kolun ileriye doğru uzatılması gerektiği emrini vermektedir. Fakat yukarıda da açıkladığımız gibi dripling yapma aşamasında bu kurala en azından dripling yapan el için karşı gelmek gerekir. Burada ileri geri salınım hareketini yaparak vücudun dengesini sağlayacak olan kol, dripling yapmayan kolumuz olmalıdır. Diğer kol ise kendi işine bakmalı ve driplingi yukarıda anlattığımız şekilde topa uyarak yapmalıdır. Buradaki “topa uymak”tan kasıt topun aşağıya düşme eğilimine geçmeden tekrar yere itilmemesi gerektiğidir.

Koşarak dripling yapmayı öğretmek için yapılacak çalışmalara örnek vermek gerekirse:

NOT: Bu uygulamayı öğretirken, yukarıda sıraladığımız 4 maddeyi de beraberce işlememiz gerekmektedir.
1. Oyuncularınızı sahanın yan çizgisine dizin ve aralarındaki mesafenin eşit ve birbirlerine çarpmayacak yeterlilikte olmasına dikkat edin. Oyuncular sağ el ile dripling yaparak karşıdaki kenar çizgiye kadar dripling yaparlar. Karşıdaki çizgiye vardıklarında ise sol el ile başladıkları çizgiye kadar dripling yaparak ilerlerler. Bu çalışma sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
a. Koşu hızı ne olursa olsun, yukarıda bahsettiğimiz senkronun oluşmasını engelleyin.
b. Topa bakmak yerine ileriye bakmalarını tembihleyin. (Bunu yapabilmek için dripling gözlüğü gibi yardımcı malzemeler de kullanabilirsiniz)
c. Daha önce anlattığımız konularda ki hususlara dikkat edilmeli.
2. Aynı hareketi dip çizgiler arasında tekrarlamak. Bu çalışmada mesafe daha uzun olduğundan oyuncuların koşu hızı artabilir. Bu sebeple bu çalışma “AZ DRİPLİNG ÇOK ADIM” komutunun tarif ettiği konu açısından, kenar çizgiler arasında yapılan çalışmadan daha faydalı olacaktır. Ancak yine de kenar çizgiler arasında çalışarak bu noktayı refleks haline getirmeden uzun çizgiler arasında çalışmaya başlamamakta da yarar vardır.